1929 Ekonomik krizi, (Büyük Buhran)
1929 Ekonomik krizi, (Büyük Buhran)

1929 Ekonomik Krizi

1929 Ekonomik Krizi; Büyük Buhran, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı veya ünlü Büyük Buhran adıyla bilinen, 1929’da başlayan ve 1930’lara kadar süren ekonomik bunalımın adıdır. 1929 Ekonomik Krizi 1929 yılında başlayıp çoğunlukla 1930’lu yıllarda etkisini gösteren ve Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir ekonomik krizi olarak bilinir. 20. Yüzyılın en uzun, en fazla alana dağılan ve en derin depresyonu olan bu depresyon dünya çapında etkisini göstermiştir. Büyük Buhran, küresel ekonominin ne kadar yoğun bir şekilde gerileyebileceğinin bir örneği olarak yaygın olarak kullanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 4 Eylül 1929 yılında başladı. Ve hisse senetleri ücretlerinde büyük düşüş yaşanan bu olayda 29 Ekim 1929 yılında ise borsa çöküşü yaşandı ve ‘’Kara Salı’’ adıyla adını duyurdu. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) düşüşüyle 1929 – 1932 yılı büyük ekonomik krize sebep oldu. Her ne kadar 1930 yılının ortalarına doğru bazı ülkeler ekonomilerini düzeltmeye başlasa da diğer ülkeler 1929 Ekonomik Krizi etkilerini II. Dünya Savaşı’nın başına kadar yaşamıştır.

1929 Ekonomik krizi
1929 Ekonomik krizi

Buhran, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da özellikle uzun ve şiddetliydi; Japonya’da ve Latin Amerika’nın çoğunda daha ılımandı. Belki de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, dünya ekonomisinin şimdiye kadar yaşadığı en kötü bunalım çok sayıda nedenden kaynaklandı.

Tüketici Talebindeki Düşüşler

Tüketici talebindeki düşüş, mali panikler ve yanlış yönlendirilmiş hükümet politikaları, Amerika Birleşik Devletleri‘nde ekonomik çıktının düşmesine neden oldu. Dünyanın neredeyse tüm ülkelerini sabit döviz kurları ağında birbirine bağlayan altın standardı, önemli bir rol oynadı. Büyük Buhrandan toparlanma, büyük ölçüde altın standardının terk edilmesi ve ardından gelen parasal genişlemeyle teşvik edildi. Büyük Buhranın, ekonomik etkisi muazzamdı hem aşırı insan ıstırabı hem de ekonomik politikadaki köklü değişiklikler dahil olmak üzere olumsuz etkileri çok fazlaydı. 1929 Ekonomik Krizi zengin, fakir ülke ayırmaksızın her tür ekonomiye sahip ülkelerde etkisini gösterdi.

1929 Ekonomik krizinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlik oranı %23’e yükseldi
1929 Ekonomik krizinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlik oranı %23’e yükseldi

Kişisel gelir, vergi geliri, karlar ve fiyatlar düşüş yaşarken aynı zamanda uluslararası ticaret oranları %50 den fazla düşüş yaşadı. Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlik oranı %23’e yükseldi ve diğer ülkelerden bazılarında bu oran %33’ü buldu. Ekim 1929 yılında başlayan ve sanayileşmiş dünya tarihindeki en kötü ekonomik krizi olarak bilinen 1929 Ekonomik Krizi; Wall Street’te paniğe ve birçok yatırımcının iflas etmesine sebep olmuştur. Daha sonraki birkaç yıl içinde, tüketici harcamaları ve yatırımları düştü. Başarısız şirketler işçileri işten çıkardıkça endüstriyel üretim ve istihdamda keskin düşüşler yaşandı. Büyük Buhran 1933 yılında artık en düşük noktasına ulaşmıştı. Ancak; Buna rağmen yaklaşık 15 milyon Amerika vatandaşı işsizdi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bankaların yarısı iflas etmişti. Ve 1929 Ekonomik Krizi olumsuz etkilerini bu şekilde göstermiş oldu.

Büyük Buhrana Ne Sebep Oldu?

New York City’de bulunan New York Borsası merkezli borsaların bulunduğu Wall Street, milyoner kişilerden işçilere, aşçılara hatta kapıcılara kadar her kesimden kişilerin birikimlerinin hisse senetlerine aktardığı tutarsız spekülasyonlara neden oldu. Bunun sonucunda ise borsa hızı arttı ve 1929 yılının ağustos ayında bu hız zirveye ulaştı. 1929 yılı ekonomik krizi başlangıcına kadar üretim düşüşü başlamış, işsizlik artmış ve hisse senetleri fiyatları yerini gerçek değerinden çok daha yüksek bir fiyata bırakmıştı.

Buna ek olarak, o dönemde ücretler düşüktü, tüketici borçları artıyordu, ekonominin tarım sektörü kuraklık ve düşen gıda fiyatları nedeniyle uğraşıyordu ve bankalar geri alamadıkları fazla kredileri yüzünden iflas etmenin eşiğine gelmişti. Amerika’nın ekonomisi 1929 yılının yaz aylarında ekonomik çöküş ve üretimin yavaşlaması sebebiyle tüketici harcamaları durma noktasına geldi ve satılmayan ürünler yığılmaya başladığı için fabrikadaki üretim ve çalışma faaliyetleri de durgunluğa girdi. Bununla birlikte, hisse senedi fiyatları yükselmeye devam etti ve o yılki düşüşle birlikte, beklenen gelecekteki kazançlarla gerekçelendirilemeyen stratosferdik seviyelere ulaştı.

Dikkatinizi Çekebilir;  Rönesans Nedir? Nedenleri ve Sonuçları

1929 Büyük Ekonomik Krizi Borsa Çöküşü

4 Eylül 1929 yılında başlayan ve 24 Ekim 1929 yılında ekonomik krizin farkında olan yatırımcılar, tedirginlik halindeyken yüksek fiyatlı hisse senetlerini toplu halde satmaya başladıktan sonra, bu yatırımcıların korkuları gerçek oldu ve borsa çöküşü yaşandı. ‘’Kara Perşembe’’ olarak bilinen borsa çöküşünün yaşandığı gün 12,9 milyonluk rekor fiyatlı hisse alınıp – satıldı ve işleme tabi tutuldu. 1929 Ekonomik Krizi başlangıcından 5 gün sonrasında ya da 29 Ekim’de veya “Kara Salı” olarak bilinen adıyla, Wall Street’te tekrar gerçekleşen bir panik dalgasının başlamasıyla yaklaşık 16 milyon hisse işlem gördü.

1929 Ekonomik Krizi başlangıcından 5 gün sonrasında ya da 29 Ekim'de veya “Kara Salı” olarak bilinen adıyla, Wall Street'te tekrar gerçekleşen bir panik dalgasının başlamasıyla yaklaşık 16 milyon hisse işlem gördü.
1929 Ekonomik Krizi başlangıcından 5 gün sonrasında ya da 29 Ekim’de veya “Kara Salı” olarak bilinen adıyla, Wall Street’te tekrar gerçekleşen bir panik dalgasının başlamasıyla yaklaşık 16 milyon hisse işlem gördü.

Milyonlarca hisse değersiz kaldı ve hisse senetlerini “marjla” (ödünç parayla) satın alan yatırımcılar tamamen ortadan kalktı. Borsadaki bu çöküşün sebebiyle tüketici güvensizliği başladı ve bu yüzden yatırımlarda, harcamalarda büyük gerileme görüldü ayrıca fabrika ve çoğu işletmede üretim yavaşlatıldı bunun sebebiyle de çalışan işçiler işten çıkartıldı, işsizlik büyük ölçüde arttı. Çalışmaya devam edecek kadar şanslı olanlar için ücretler düştü ve satın alma gücü düştü. Krediyle satın almaya zorlanan birçok Amerikalı borca ​​düştü ve haciz ve yeniden el koyma sayısı istikrarlı bir şekilde arttı. Sabit döviz değişimiyle dünyanın dört bir yanındaki ülkelere katılan altın standardına küresel bağlılık, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ekonomik sıkıntıların başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya yayılmasına yardımcı oldu.

Hoover Yönetimi ve Sonraki Dönemdeki İyileşmeler

Herbert Clark Hoover 10 Ağustos 1874 yılında New York, Amerika’da doğmuş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin 31. Başkanı olmuştur. Başkanlık zamanında 1929 Ekonomik Krizi sebebiyle ekonomik çöküş yaşanmış ve bu çöküş ABD tarihinin en büyük ekonomik krizi adıyla bilinmiştir. Bu ekonomik çöküş Hoveer’ın başkanlık yaptığı sürece devam etmiştir. Başkan Hoover ve diğer liderler krizin duracağına dair güvence vermeye çalışsa da kriz ilerlemeye ve 3 yıl içinde daha kötüye gitmeye devam etti. 4 milyon Amerikalı işsiz vatandaş 1930 yılında iş aramaya başladı ancak işsizlik sayısı 1931’de 6 milyona kadar ulaştı. Bu arada ABD’nin endüstriyel üretimi yarıya düştü. Çiftçiler, mahsullerini hasat edecek paraları yoktu ve başka yerlerdeki insanlar açlıktan ölürken onları tarlalarda çürümeye bırakmak zorunda kaldılar.

Bu sırada ise daha kötü şeyler olmaya başladı. ‘’Toz Çanağı’’ adı verilen Teksas’tan Nebraska’ya kadar uzanan şiddetli rüzgâr ve toz bulutu Güney kısımlarındaki kuraklıklardan başlayarak buraya ulaştı. İnsanların ve hayvanların hayatlarını kaybetmesine neden oldu ve ekinleri yok etti. “Toz Çanağı” tarım arazilerinden şehirlere iş arayan insanların kitlesel göçüne ilham verdi. 1930 sonbaharında, çok sayıda yatırımcının bankalarının ödeme gücüne olan güvenini yitirmesi ve nakit mevduat talep etmesiyle, bankaları eldeki yetersiz nakit rezervlerini takviye etmek için kredileri tasfiye etmeye zorlamasıyla, panik dalgasından ilki başladı. 1929 Ekonomik Krizi dünyanın geri kalanında iyileşme büyük ölçüde değişiklik gösterdi. Büyük Britanya’nın Eylül 1931’de altın standardını terk etmesinden kısa bir süre sonra İngiliz ekonomisi düşüşü durdurdu, ancak 1932’nin sonuna kadar gerçek bir iyileşme başlamadı. Bir dizi Latin Amerika ülkesinin ekonomileri 1931’in sonlarında ve 1932’nin başlarında güçlenmeye başladı. Almanya ve Japonya her ikisi de 1932 sonbaharında toparlanmaya başladı. Kanada ve birçok küçük Avrupa ülkesi, 1933’ün başlarında, ABD ile hemen hemen aynı zamanda yeniden canlanmaya başladı. Öte yandan, çoğu ülkeden daha sonra şiddetli depresyon yaşayan Fransa, 1938 yılına kadar iyileşme aşamasına tam olarak girmedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin