Leonardo Da Vinci, Son Akşam Yemeği
Leonardo Da Vinci, Son Akşam Yemeği

 

Son Akşam Yemeği

     Rönesans dönemi resim sanatı denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan Leonardo Da Vinci, Floransa’da iken, Milano dükü Ludovico Sforza’ya orduda mühendis olduğunu, mimarlık, heykeltraşlık ve resim eğitimi aldığını belirten bir mektup yazıp Sforza’ya sarayında çalışmak istediğini söylemiştir. Sforza’nın daveti üzerine Milano’ya gelen Leonardo’ya , Santa Maria Delle Grazie Manastırında Dominiken Keşişlerinin yemeklerini yedikleri manastır yemekhanesine Hz. İsa ve Havarilerinin yedikleri son akşam yemeği temalı bir resim siparişi verilmiştir. Resme Son Akşam Yemeği denilmesinin sebebi; Hz. İsa’nın Kudüs’te Romalı askerler tarafından yakalanıp çarmıha gerilmeden önce havarileri ile yediği son yemek olmasıdır. resmin ikonografisine kısaca değinecek olursak;

Son Akşam Yemeği
Son Akşam Yemeği

”Mayasız Ekmek Bayramı’nın ilk günü öğrenciler İsa’nın yanına gelerek, “Fısıh yemeğini yemen için nerede hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordular. İsa onlara, “Kente varıp o adamın evine gidin” dedi. “Ona şöyle deyin: ‘Öğretmen diyor ki, zamanım yaklaştı. Fısıh Bayramı’nı, öğrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacağım.’ ” Öğrenciler, İsa’nın buyruğunu yerine getirerek Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar.
Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu. Yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” dedi. Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, “Ya Rab, beni demek istemedin ya?” diye sormaya başladılar. O da, “Bana ihanet edecek olan” dedi, “Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır. İnsanoğlu, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu’na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu. O’na ihanet edecek olan Yahuda, “Rabbî, yoksa beni mi demek istedin?” diye sordu. İsa ona, “Söylediğin gibidir” karşılığını verdi.

Yemek Sırasında

     Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. “Alın, yiyin” dedi, “Bu benim bedenimdir.” Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, “Hepiniz bundan için” dedi. “Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır. Size şunu söyleyeyim, Babam’ın egemenliğinde sizinle birlikte yenisini içeceğim o güne dek, asmanın bu ürününden bir daha içmeyeceğim.” İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağı’na doğru gittiler (Matta İncili 26; 17-30).
Hristiyan inanışında ökaristi ayini sırasında Hz. İsa’nın bedeni ve kanı olduğuna inanılan ekmek ve şarabın kutsanması, Son Akşam Yemeğine dayandırılmaktadır.
Fısıh bayramı ise, Musevilerin, Mısır’ın esaretinden kaçıp kurtuldukları için her sene kutladıkları bir bayramdır.Bu bayram, 14 Nisan’da başlayıp bir hafta kadar sürmektedir. 7 gün boyunca Museviler, mayasız ekmek yemekte, 7. günün sonunda şafak sökerken bir kuzu keserek bayramı kutlamaktadırlar (Mısırdan Çıkış 12; 3-20)

     Bahsi geçen yemekhane uzun bir dikdörtgen şeklindedir ve Leonardo’nun resmi yapacağı duvarın tam karşısında daha önce başka bir ressamın fresk tekniğinde yaptığı Hz. İsa’nın çarmıha gerilme temalı duvar resmi bulunmaktadır.  

Santa Maria Delle Manastır Yemekhanesinde Leonardo’nun son akşam yemeği resminin karşı duvarında çarmıh konulu fresk

Leonardo, yapacağı resim ile ilgili çeşitli araştırmalar yapmıştır. daha önce 1445-1450’de Andrea Del Castagno tarafından Sant’ Apolloina manastır yemekhanesinin duvarı ile Domenico Ghirlandio’nun 1476-1486’da Floransa’da San Marco Manastır yemekhanesinin duvarında yer alan Son Akşam Yemeği fresklerini gözlemlemiştir. hatta bu gözlemler ile yetinmeyip, yapacağı resim ile ilgili bir eskiz çalışması da yapmıştır. 

Andrea Del Castagno, Son Akşam Yemeği, 1445-1450, Fresk, Sant’Apolloina (manastır Yemekhanesi Duvarı),

 

Domenico Ghirlandio, Son Akşam Yemeği, 1476-1486, San Marco Manastır Yemekhanesi, Floransa

Leonardo’nun Sanatçı Kişiliği

      Leonardo, kişilik olarak çok yavaş çalışan ve çok fazla mükemmeliyetçi bir karaktere sahiptir. çok yavaş çalıştığı için resmini yapacağı duvar yüzeyine fresk tekniğini uygulaması mümkün değildir. çünkü fresk, yaş bir sıva üzerine pigment boyalar kullanılarak yapılan bir resim tekniğidir. Bu tekniği kullanan bir ressamın sıva kurumadan bir an önce resmini tamamlaması gerekmektedir. Bu yüzden Leonardo, son akşam yemeği resmini Tempera ve yağ kullanarak yapmaya başlamıştır. Çok yavaş çalıştığı içi Dominiken baş keşisinin Leonardo’yu dük Sforza’ya şikayet ettiği ,Leonardo’nun Sforza’ya Hz. İsa’ya ihanet eden Yahuda’nın başını resmetmekte çok zorlandığını, hatta Yahuda’nın başı için model bulamaz isem , şu ısrarcı ve münasebetsiz keşisin başını kullanırım dediğini Giorgio Vasari’den öğrenmekteyiz. çok yavaş çalışan Leonardo’nun iskeleye çıkıp resmin karşısında tüm gün boyunca hiç çalışmadan öylece durup resmi izlediği söylenmektedir.

      Daha önceki erken dönem Rönesans resimlerinde havariler bir masanın arkasına sıralanmış bir şekilde oturmakta ve hafif jest ve mimikler ile Hz. İsa’nın söyledikleri karşısında duygularını ifade etmekteydiler. Leonardo ise, Hz. İsa’nın içinizden biri bana ihanet edecek dediği anda havarilerinin tepkilerini, daha hareket halinde ve duygu yoğunluğu vererek göstermiştir. Yine erken dönem örneklerinde Yahuda İskariot, masanın önüne geçirilerek ihanet ön plana çıkarılırken, Leonardo, yaptığı eskizin aksine Yahuda’yı da diğer havarileriyle aynı masanın arkasında göstermiştir. Böylece, ihanetin de sevginin bir göstergesi olduğu düşünülerek ihanet diğer resimlerdeki kadar vurgulanmamıştır. ayrıca, Leonardo, tüm havarileri masanın arkasında göstererek, konunun, manastırda keşişlerin yemek yedikleri masa düzenine uygunluğunu da sağlamıştır. Çünkü keşişlerin yemek esnasında sohbet etmemeleri için karşılıklı oturmadıkları bilinmektedir.

Yunan ve Roma Sanatı

     Rönesans’ın Antik Yunan ve Roma sanatını yeniden canlandırma çabalarını bu resimde görmek mümkündür. örneğin, figürler gerçek bir mekanın içine yerleştirilmiş gibidir. Daha önceki örneklerde düzlemsel bir kurgu ile yataylık vurgulanırken, Leonardo, perspektif kurallarını dikkate alarak  son akşam yemeği resminde derinliği sağlamıştır. Böylece, Hz. İsa’nın merkezi konumunu da güçlendirmiştir. Odanın kaset tavanı Roma mimarisine göndermedir. yine figürler, antik Yunan filozofları gibi bir görünüme sahiptir. Rönesans’ta doğa gözlemi ve bilgisinin edinilmesi, resme manzaranın dahil edilmesini sağlamıştır. odanın gerisinde üçlü dikdörtgen şekilli açıklıklardan görülen manzara, Rönesans resmi özelliklerindendir. Leonardo, resmin merkezinde Hz. İsa’yı tek başına bırakarak ve Hz. İsa’yı Piramidal form olacak şekilde yerleştirerek, sakin, dingin ve huzurlu bir görünüm sağlamıştır.

Dikkatinizi Çekebilir;  Peder Mørk Mønsted Hayatı 👨‍🎨

Bu piramidal form sayesinde resim üzerinde farklı yerlere baksanız da yine gözleriniz merkeze odaklanmaktadır. yine Hz. İsa’nın giysisinin  kırmızı ve mavi renkte olduğu görülmektedir.  Kırmızı, Rönesans resminde kutsal hayatı ve Hz. İsa’nın kanını simgelemektedir. bunun yanı sıra aristokratlar arasında ihtişamın da simgesi olarak görülmektedir.  Mavi ise, göksellik ile ilişkilendirilmektedir. ayrıca bu iki renk, elde edilmesi oldukça zor olan ve pahalı bir renktir.

Son Akşam Yemeği

     Leonardo’nun son akşam yemeği resmindeki figürlere detaylıca bakacak olursak; öncelikle Hz. İsa’ya ihanet eden Yahuda İskariot, Hz. İsa ile aynı sahana elini uzatırken gösterilmiştir. Elinde İsa’yı ele verdiğini simgeleyen para kesesi tutmaktadır. Yahuda’nın yüzü daha koyu renkte gösterilmiştir. Ancak, Leonardo’nun eskizlerinden çok daha farklı bir Yahuda görünümündedir. Bunun nedeninin zaman içerisinde yapılan yanlış restorasyonlar olduğu düşünülmektedir. yine bir eliyle tuzluğu devirmiştir. Tuzluğu devirmesi uğursuzluk olarak görülmektedir. Hz. İsa’nın bizim bakış açımıza göre solundaki figür, Yuhanna’dır. Genç Yahya olarak da bilinen bu havari, Hz. İsa’nın en sevdiği havarisi olup, Hz. İsa çarmıha gerildiğinde çarmıhın altında ağlamıştır. Burada Yuhanna, Hz. İsa’nın söylediği söz karşısında oldukça üzgün bir şekilde gösterilmiştir. Yuhanna İncil’inde ” öğrencilerinden biri İsa’nın göğsüne yaslanmıştı, İsa, onu severdi” şeklinde ifade edilmektedir ( Yuhanna İncili 13; 23-24). Erken dönem resimlerinde Yuhanna, Hz. İsa’nın omzuna yaslanmış veya onun önüne doğru başını masaya koymuştu. fakat Leonardo, resminde Hz. İsa’yı merkezde tek başına bırakmıştır. Bunun manevi anlamda nedeninin Hz. İsa’nın çarmıha tek başına gideceğinin göstergesi olabileceği düşünülmektedir.
Burada özellikle Yuhanna figürünün aslında Mecdelli Meryem olduğu yönündeki yanlış görüşler bulunmaktadır. Bu görüşün ortaya çıkmasındaki en büyük neden, şüphesiz ki Dan Brown’un Da Vinci’nin Şifresi isimli kurgusal kitabı ve sonrasında ortaya çıkan filmdir.

Yuhanna’nın gerisindeki yaşlı figür, Petrus’tur. Petrus’un elinde bir bıçak olduğu dikkat çekmektedir. Petrus bu bıçakla, son akşam yemeğinden sonraki gün Hz. İsa’yı yakalamaya gelen Romalı askerin kulağını kesecektir.
sonrası üçlü gruptaki figürler Bartolomeus, küçük yakup ve Andresas’tır. Bartolomeus, tepkisini ayağa kalkkıp elleriyle masaya doğru dayanırken göstermiştir.

Hz. İsa

     Hz. İsa’nın solundaki üçlü grupta işaret parmağını havaya kaldıran şüpheci Thomas, diğerleri ise büyük Yakup ve Filipus’tur. Thomas’ın parmağını havaya kaldırması ve ona şüpheci denilmesinin nedeni yine İncil’deki anlatıdan dolayıdır. Yuhanna İncil’inde Hz. İsa Çarmıha gerilip ertesi gün dirilince aynı günün akşamında havarilerine görünmüştür. ancak o gün havariler arasında Thomas yoktur. Hz. İsa’nın dirildiğine ancak elleri ve ayklarındaki çivi izlerini görüğünde ve parmağıyla böğründeki yara izine dokunduğu zaman inanacağını söyler. Aradan bir hafta geçtikten sonra havarilerin hepsi bir arada iken, Hz. İsa’ kapı kapalı olduğu halde içeri girer ve Thomas’a ”Parmağını uzat. Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, inançlı ol! ” der ( Yuhanna İncil’i 20; 23). Özellikle resim sanatında Şüpheci Thomas figürü bu şekilde tanınmaktadır. Sonraki üçlü grupta ise, Matta, Taddeus ve Simon görülmektedir.

son akşam yemeği resmi, yukarıda da bahsedildiği üzere fresk yerine Tempera (tutkallı su ile boya karışımı)tekniği kullanılarak yapıldığı için ve duvar yüzeyi nefes alamadığı için, çok kısa bir süre sonra bozulmaya başlamıştır. resmin bozulmasını hızlandıran diğer etkenler ise; resmin yapıldığı duvarın arkasında yemekhanenin mutfağının olması, ve manastırın altından Milano’nun su kanallarının geçiyor olmasıdır. Bozulmayı durdurmak için, Hz. İsa’nın ayakları altındaki kısımda bir kapı açılmıştır. Bu uygulama, Hz. İsa ve yanındaki havarilerden birkaçının ayak detaylarının yok olmasına neden olmuştur. Resim, ilk yapıldığı dönemde oldukça canlı renklere sahip olduğu düşünülmektedir. Hatta Vasari, resimle ilgili ” sofra örtüsünün dokusu öyle kurnazca taklit edilmiştir ki keten bundan daha gerçekçi görünemezdi” der. Leonardo’nun resmi o kadar beğenilmiştir ki çok kısa bir süre sonra kopyaları yapılmaya başlanmıştır. 25 yıl sonra 1520’de Giovanni Pietro Rizzoli, tuval üzerine resmi kopyalamıştır. bu resim, Leonardo’nun resmine en yakın tarihli resim olması ve benzerliği açısından oldukça önemlidir. 

Giovanni Pietro Rizzoli, Son Akşam yemeği, tuval üzerine yağlıboya, 1520, The Royal Academy Of Arts, Londra
Yemekhane

Yemekhane, 18. yüz yılda Napalyon‘un Milano’yu işgali sırasında askerler tarafından ahır ve depo olarak kullanılmış, resim yüzeyine taş atılmak suretiyle zarar verilmiştir. II.Dünya savaşında Manastırın üzerine bir bomba düşmesi sonucu, son akşam yemeği resminin bulunduğu duvar, üzerinde çatı olmadan üç yıl geçirmiş çeşitli önlemler alınarak korunabilmiştir. Son restorasyonundan sorumlu restöratör Pinin Brambilla, restorasyon esnasında resmin yüzeyinde 11 kat boya tabakasıyla karşılatıklarını belirtmektedir. bu da demek oluyor ki resim, en az 11 kez restore edilmiştir. Figürlerin özellikle başlarında değişiklikler yapılmış ve ifadeler değiştirilmiştir. Resim üzerine düşüncelerini ifade eden Colombia Üniversitesinden akademisyen David Rosand, ”Son Akşam yemeği, genetik bir kusur ile doğmuştur. ömrünün ilk yıllarını sakat geçirmiş, sonra yatalak olmuş ve şimdi de yoğun bakımdadır” şeklinde tanımlamaktadır.
gerçekten de Leonardo’nun çalışma şekli, deney yapma isteği, resmini uyguladığı yüzeye uygun olmayan resim tekniği, eserinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmasına neden olmuştur. 4.60 x 8.80 cm boyutlarında olan resim, soluk renklere ve net olmayan yüz ifadelerine rağmen, izleyiciler için büyüleyici olarak görülmeye ve Sanat Tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak kalmaya devam etmektedir.

KAYNAKÇA;

Cömert, Bedrettin,. Mitoloji ve İkonografi, üçüncü Baskı, Ayraç Yayınevi, Ankara 2010.

Çömen Aysun, Resim Sanatında Rönesans!tan Eöpresyonizm’e Renk Kullanımı ve Kırmızı Rengin İfade Biçimleri, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resim İş Öğretmenliği Programı, Yüksek Lisans Tezi, İzmir 2010.

Erdoğan, Candil Firdevs., Sanatın Büyük Ustaları Leonardo da Vinci, Birinci Baskı, Hayalperest Yayınevi, İstanbul 2015.

Gombrich, E.H., Sanatın Öyküsü, Üçüncü Baskı, Remzi Kitabevi, İstanbul 1997.

Hollingsworth, Mary, Dünya Sanat Tarihi, Çev: Rengin Küçükerdoğan- Banu Ergüder, İnkılap Kitabevi, İstanbul 2009

Vasari, Georgio.,. Sanatçıların Hayat Hikayeleri, üçüncü Baskı, Sel Yayıncılık, İstanbul 2018. 

Yazan:

Esra Durmuş

Y. SANAT TARİHÇİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin