Mısır Piramitleri
Mısır Piramitleri

      

Mısır Piramitleri Nasıl Yapıldı?

Dünya, eski dönemlerden kalma çok sayıda muhteşem kalıntılara ev sahipliği yapıyor, Mısır Piramitleri de tabi ki bunlardan birisidir. Çok karmaşık, çok büyük ve çok ağır oldukları için o dönemin teknolojik imkanlarına meydan okuyor. Bugünkü bilim insanlarının merakını daha fazla uyandırıyor. Piramitler dünyanın çok farklı yerinde bulunmalarına rağmen en meşhurları günümüz Mısırın başkentindedir. Kahire’de Giza bölgesi çevresinde Nil Nehri’nin batı yakasındaki kayalık bir plato üzerine inşa edilmiş piramitlerdir.

Bu piramitlerin çoğu Eski Krallığın başlangıcından MS. 4.yüzyılda Ptolemaios döneminin sonuna kadar inşa edilmiştir. Fakat piramit inşasının eski 3. Hanedanla başladı ve kabaca 6. Hanedanlığa kadar devam etti. Mısır firavunları insanların güneş gibi batıp, yeniden doğduklarına inandıklarından mezar odalarına, ölümlerinden sonraki hayatlarında ihtiyaç duyacakları her şeyi koydurmuşlardır.Örneğin taçları, mücevherleri, tahtlarıyla gömülme işlemi yapılıyormuş.

Mısır piramitlerinin çoğu Eski Krallığın başlangıcından MS. 4.yüzyılda Ptolemaios döneminin sonuna kadar inşa edilmiştir.
Mısır piramitlerinin çoğu Eski Krallığın başlangıcından MS. 4.yüzyılda Ptolemaios döneminin sonuna kadar inşa edilmiştir.

Kendileri de mumyalanıyor ve iç organları da mumyalanıp Kanope denilen vazoların içine yerleştiriliyormuş. Mezar duvarlarında ise firavunların başarılarını, hayatını ve yüceliğini anlatan hiyeroglif yazılar ve resimlerle donatılıyordu. Mısır Piramitleri’ nin yapımının üzerinden 4500 yıl kadar geçmesine rağmen hala çok ihtişamlı ve mucizevi duruyorlar bunun nedeni ise araştırma konularından biri. 1979’da Memphis bölgesinin antik kalıntıları topluca UNESCO dünya mirası listesine girdi.


 İlk Yapılan Mısır Piramitleri

  Hanedanlık Dönemi’nin (MÖ 2950) başından itibaren, kraliyet mezarları kayaya oyulmuş ve Piramitlerin ilki olan “mastaba” adıyla bilinen düz çatılı dikdörtgen yapılarla kaplanmıştır. Mısır’daki bilinen en eski piramit, MÖ 2630 civarında, üçüncü hanedanın Kralı Djoser için Saqqara’da inşa edildi. Basamaklı Piramit olarak bilinen, geleneksel bir mastaba olarak başladı, ancak çok daha iddialı bir şeye dönüştü. Hikâye devam ederken, piramidin mimarı, yaklaşık 1400 yıl sonra yazıcıların ve doktorların koruyucu azizi olarak tanrılaştırılacak olan bir rahip ve şifacı olan Imhotep’di.

Djoser’in yaklaşık 20 yıllık hükümdarlığı boyunca, piramit inşaatçıları, sonunda 204 fit (62 metre) yüksekliğe ulaşan altı basamaklı taş katmanı bir araya getirdiler; zamanının en yüksek binasıydı.

Djoser’den sonra, kademeli piramit kraliyet mezarları için norm haline geldi. Ancak hanedan halefleri tarafından planlananların hiçbiri tamamlanmadı (muhtemelen nispeten kısa hükümdarlıkları nedeniyle). “Gerçek” (düz kenarlı, basamaksız) bir piramit olarak inşa edilen: En eski mezar, dördüncü hanedanın ilk kralı Sneferu (MÖ 2613-2589) için inşa edilen üç mezar yapısından biri olan Dahshur’daki Kızıl Piramit’tir. Mısır Piramitleri’nin adı çekirdeğini inşa etmek için kullanılan kireç taşı bloklarının kırmızı renkli olmasından gelmiştir.

Zoser Piramidi - Antik Mısırda İnşa Edilen  İlk Piramid
Zoser Piramidi – Antik Mısırda İnşa Edilen İlk Piramid

En Ünlü Mısır Piramitleri

        Mısır Piramitleri’nin sayısı 80’e yakındır ama aralarında en çok bilinenleri üç büyük piramit olarak bilinen abidelerdir. Bu piramitler varsayılan kurucuların isimlerine göre anılmaktadır: Keops (Khufu), Kefren, Mikerinos. Bu üç Piramit’in gözlemsel ve geometrik ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da astronomik bilgilere dayandığı bilgisi ileri sürülmektedir.

Keops piramidi ya da diğer adlarıyla Büyük Piramit, Khufu Piramidi dünyanın 7 harikasından biridir ve günümüze kadar tek ulaşabilen yedi harika içerisindeki yapıdır. Bu piramidin Kefren Khufunun mezarı olarak bilinmesinin sebebi, piramitlerin dizilişinin güney ve kuzeye konumlanmasına bakıldığında yıldız sistemlerine isabet ediyor olmasıdır.

Güneydeki Sirius Orion, kuzeydeki ise Draco’nun Thuban yıldızına denk gelmektedir ve bu denklem hesaplandığında MÖ 2552-2560 yılları arasında bir tarih olduğu düşünülmektedir. O dönemdeki Firavun, Kefren Khufu olduğu için onun mezarı olduğu kabul edilmektedir. Piramit’in boyu 146,7 metre ve yaklaşık 6,5 milyon ton ağırlığındadır ve sadece Piramitlerin arasında değil dünyadaki en büyük piramit olarak kabul edilir.

Khufu’nun kraliçeleri için inşa edilen üç küçük piramit, Büyük Piramit’in yanında sıralanmıştır ve yakınlarda annesi Kraliçe Hetepheres’in boş lahitlini içeren bir mezar bulunmuştur. Diğer Mısır Piramitleri gibi, Khufu’nun da etrafı, kralın akrabalarının veya yetkililerinin öbür dünyada ona eşlik etmek ve desteklemek için gömüldüğü mastabas sıralarıyla çevrilidir.

Keops Piramidi
Keops Piramidi

    Mısır Piramitleri’nin Nasıl Yapıldı

       Giza’daki orta piramit, Khufu’nun oğlu Firavun Khafre (MÖ 2558-2532) için inşa ettirilmiştir. Khafre Piramidi, Giza’daki en yüksek ikinci piramididir ve Firavun Khafre’nin mezarını içerir. Khafre’nin piramit kompleksinin içinde inşa edilen benzersiz bir özellik olan, kireçtaşından bir adamın başı ve bir aslanın gövdesi ile oyulmuş bir koruyucu heykel olan Büyük Sfenks’tir. 240 fit uzunluğunda (yaklaşık 73 metre) ve 66 fit yüksekliğinde (yaklaşık 20 metre) olan antik dünyanın en büyük heykeliydi.

18. hanedanlıkta (MÖ 1500) Büyük Sfenks, tanrı Horus’un yerel bir biçimi olarak kendisine tapılmaya başlanmıştır. Giza’nın en güneyindeki piramit, Khafre’nin oğlu Menkaure (MÖ 2532-2503) için inşa edilmiştir. Üç piramidin 218 fit (66 metre) uzunluğuyla en kısasıdır. Beşinci ve altıncı hanedanlar sırasında inşa edilecek daha küçük piramitlerin öncüsüdür.

O dönemde böylesine büyük bir yapının nasıl yapıldığı hala merak konusudur ama birçok bilim insanı bu yapıların bugünkü bilim bilgileri ve teknolojik makinelerle bile Mısır Piramitlerinin yapılamayacağını savunmaktadır. Teorilerden biri, spiral bir rampadan yukarı doğru çıkarılan taş blokların üst üste dizilmesi ve rampanın kaygan olabilmesi için çamur ve su dökülmesi üzerine. Bir diğer teori ise dünya dışı varlıkların piramitleri yapmasıdır.

Okültist Anne Besant’ın dediğine göre: ‘’Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle ne de modern teknolojiyi aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar, dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede, taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek, belirlenen yerlerine oturuyorlardı.”

Dikkatinizi Çekebilir;  Dünyadaki En Büyük Depremler Sıralaması

Piramit Çağının Sonu

      Piramitler, beşinci ve altıncı hanedanlar boyunca inşa edilmeye devam edilmiştir, ancak yapılarının genel kalitesi ve ölçeği, kralların kendi gücü ve zenginliği ile birlikte bu dönemde azaldı. Daha sonraki Eski Krallık Mısır Piramitleri’nde, Kral Unas’ınkinden (MÖ 2375-2345) başlayarak, piramit inşaatçıları, kralın hükümdarlığındaki olayların yazılı kayıtlarını mezar odasının duvarlarına ve piramidin geri kalan kısmına yazmaya başlamışlardır. Piramit metinleri olarak bilinen yazılar, Eski Mısır’dan bilinen en eski önemli dini kompozisyonlardır.

Büyük piramit inşacılarının sonuncusu, genç bir çocukken iktidara gelen ve 94 yıl hüküm süren altıncı hanedanın ikinci kralı Pepy II (MÖ 2278-2184) idi. Hükümdarlığı sırasında, Eski Krallık refahı azalıyordu ve firavun, kraliyet dışı idari yetkililerin gücü arttıkça yarı ilahi statüsünün bir kısmını kaybetmişti. Pepy II’nin Saqqara’da inşa edilen ve saltanatına kadar yaklaşık 30 yılını tamamlayan piramidi, Eski Krallık’ın Mısır Piramitleri’nden çok daha kısaydı (yaklaşık 52 metre).

Pepy’nin ölümüyle, krallık ve güçlü merkezi hükümet neredeyse çöktü ve Mısır, İlk Ara Dönem olarak bilinen çalkantılı bir aşamaya girdi. 12. hanedanın sonraki kralları, sözde Orta Krallık aşaması sırasında Mısır Piramit inşasına geri dönmüşlerdir, ancak hiçbir zaman Büyük Piramitler ile aynı büyüklükte olmamıştır.

Zoser Piramidi Odası
Zoser Piramidi Odası

Mısır piramitleri ”Sfenks

     Büyük Giza Sfenksi, Giza’daki Mısır Piramitleri’nden olan Büyük Piramit’in yakınında bulunan 4.500 yıllık dev bir kireç taşı heykelidir. 240 fit (73 metre) uzunluğunda ve 66 fit (20 metre) yüksekliğindeki Büyük Sfenks, dünyanın en büyük anıtlarından biridir. Aynı zamanda eski Mısırlıların en tanınmış kalıntılarından da biridir, ancak devasa yapının kökenleri ve tarihi hala tartışılmaktadır. Bir sfenks, bir aslan gövdesi ve bir insan kafası olan, bazı varyasyonları olan bir yaratıktır.

Mısır, Asya ve Yunan mitolojisinde önemli bir mitolojik figürdür. Büyük Sfenks hakkında en yaygın kabul gören teori, heykelin Firavun Khafre (yaklaşık MÖ 2603-2578) için dikildiğini öne sürüyor. Hiyeroglif metinler, Khafre, Firavun olduğunda babasının yanına kendi piramidini inşa etmiştir; Khafre’ın piramidi Büyük Piramit’ten 3 metre daha kısa olmasına rağmen, Mısır Piramitleri’nden ikisini, Büyük Sfenks ve diğer heykelleri içeren daha ayrıntılı bir kompleksle çevrilidir.

Mısırlıların başlarında Büyük Sfenks olarak adlandırdıkları şey bir bilmece olarak kalmıştır, çünkü sfenks kelimesi, heykelin inşa edilmesinden yaklaşık 2.000 yıl sonra Yunan mitolojisinden gelmektedir. Bugün Sfenks rüzgâr, nem ve kirlilik sayesinde bozulmaya devam etmektedir. Restorasyon çabaları 1900’lerin ortalarından beri devam etmiştir fakat bazıları başarısız olmuştur ve sonucunda Sfenks’e daha fazla zarar vermiştir.

2007 yılında yetkililer, heykelin altındaki yerel su tablasının yakındaki bir kanala atılan kanalizasyon nedeniyle yükseldiğini öğrendi. Nem sonucunda yapının gözenekli kireç taşına yayılmıştır ve kayanın ufalanmasına ve büyük pullar halinde kırılmasına neden olmuştur. Yetkililer, Büyük Sfenks’e yakın pompalar kurarak yeraltı suyunu yönlendirip kalıntıyı daha fazla yıkımdan kurtarmışlardır.


Mısır Piramitleri’nin Gizemi

     Büyük Piramit’in yapım planındaki araştırmacıların karşısına sürekli çıkan 286,1022 sayısı Mısır Piramitleri içinde önemli bir sayı olarak kabul edilir. Çünkü bu sayı güneş ile dünya arasındaki uzaklığı, dünya ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu, güneş ve yıldız yılının değerini belirlemeye olanak sağlamaktadır. Büyük Piramit’in yüksekliğinin bir milyarla çarpımının yaklaşık olarak güneşle dünya arasındaki uzaklığı vermesi: Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi, taban çevresinin, yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi, Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması ve Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve doğrulukla düzeltilmiş olması insanda nasıl ve kim tarafından yapıldı sorusunu çok daha büyük heyecanla sordurtuyor.

Onun dışında farklı enteresan bilgiler ise, Mısır Piramitleri’nin içinde radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır. Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur. Araştırmacıların çoğu ya içinde kaybolmuş ya da ayni yerde birkaç tur atmışlar, fakat içlerini görememişlerdir. Piramitlerin konumundan ve yapılırken kullanılan taşlardan dolayı yazın içi serin, kışınsa içi ılık olur.

Piramitlerin Gizemi
Piramitlerin Gizemi – Keops Piramidi

Bugünkü Piramitler

       Mısır Piramitleri’nin sadece bir kısmı yaklaşık 4500 yıldır ayakta kalmayı başarabilmiştir.Fakat hem antik hem de modern zamanlarda mezar soyguncuları ve diğer Vandallar kendini göstermiştir. Ölen firavun ve yakınlarını ve ölülerle birlikte gömülen ziynet eşyalarının çoğunu piramitlerden çıkarıp Piramitlerin dışlarını da yağmalamışlardır. Pürüzsüz beyaz kireçtaşı kaplamalarının çoğundan sıyrılan Büyük Piramitler artık orijinal yüksekliklerinden daha kısa haldedirler:Örneğin Khufu Piramidi, artık yalnızca 451 fit (138 metre) yüksekliğindedir çünkü inşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın (altından yapıldığı düşünülmektedir.) çalınması nedeniyle alt kısmı çökmüştür, bu sebepten dolayı orijinal halinden 9 metre daha kısadır.

Yapılarının ilk gün kadarki görkemini koruyamamasına rağmen, her yıl milyonlarca turist Mısır Piramitleri’ni ziyaret etmeye devam etmektedir çünkü Piramitler’ in her ne kadar kaplamaları gitse de boyu kısalsa da hala nasıl yapıldığı çözülememiş bir şekilde yükselen ihtişamlarıyla, Mısır’ın zengin ve görkemli geçmişinin kalıcı cazibesiyle hala meraklıları kendine çekip, görenleri büyülemeye devam ediyor. Günümüzde halen araştırmaları devam eden Piramitlerin, yakın zamanda akıllardaki sorulara cevap verebilmesi insanlar tarafından umut ediliyor.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin