Prut Savaşı
Prut Savaşı

Prut Savaşı’na Giden Süreç

Prut savaşı, Osmanlı Devleti’nin 1699 tarihinde Karlofça Barış Antlaşması’yla kaybettiği yerleri geri alabilmesi adına önemli bir fırsat teşkil etmiştir. Prut savaşı birçok açıdan bakıldığında tarihin seyrini değiştirebilecekti. Bir taraf için büyük bir fırsat, diğer taraf için ise çok büyük bir felaket olabilecek bir dönüm noktası olmuştur. 1700 senesinde, İstanbul’da anlaşma imzalanmış. Bunun neticesinde: Azak Kalesini elde eden Rusya, Azak Denizine açılma imkanı elde ederek Karadeniz’e inmek için büyük bir avantaj sağlamıştı. Prut savaşı bu noktada, hem Rusya’nın Karadeniz’e inme ihtimalini ortadan kaldırmak hem de kaybedilen toprakları geri alabilmek adına önemli bir fırsatı teşkil etmiştir.

Prut savaşı, Osmanlı Devleti’nin 1699 tarihinde Karlofça Barış Antlaşması’yla kaybettiği yerleri geri alabilmesi adına önemli bir fırsat teşkil etmiştir.
Prut savaşı, Osmanlı Devleti’nin 1699 tarihinde Karlofça Barış Antlaşması’yla kaybettiği yerleri geri alabilmesi adına önemli bir fırsat teşkil etmiştir.

Prut Savaşı’na giden süreçte Rusya, Baltık denizi ve Karadeniz’e açılmak için fırsat kollamaktaydı. Bu doğrultuda Rus Çarı Deli Petro işe, İsveç’i mağlup edip Baltık Denizi’ne açılma hedefini gerçekleştirerek başlama gayesindeydi. Büyük Kuzey Savaşları’nın kazanan tarafı olmayı başaran Rusya, hem topraklarını genişletmiş hem de Baltık Denizi’ne açılma imkanı yakalamıştı. Rusya ile mücadelesinde Osmanlı sınırlarına kadar inen İsveç Kralı Demirbaş Şarl, Poltava’da Rus Çarı Petro’ya mağlup olarak 1709’da Osmanlı Devleti’ne sığındı. Demirbaş Şarl’ın Osmanlı siyasetini, Rusya ile savaş kararı alınması yönünde etkilemesi sonucunda Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa, Kırım Hanı’nın da görüşüyle birlikte Rusya’ya karşı savaş kararı aldı.


Baltacı Mehmet Paşa ve Prut Seferi

Baltacı Mehmet Paşa, 40 bin kişilik bir kuvvet ile Tuna nehrini geçmesinin ardından. Dağınık halde bulunan Rus birlikleri toplanarak Osmanlı kuvvetlerine karşı harekete geçti. Bu noktada, çok enteresan bir olay gerçekleşti. Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa, Rus birliklerinin sayısı hakkında almış olduğu çok abartılı duyumlar neticesinde Rusya ile barış teşebbüslerinde bulunma kararı aldı. Askeri tecrübesizliğini daha önce itiraf etmiş olan Sadrazam’ın barış girişimlerinde bulunma kararını haber alan Demirbaş Şarl, Rus ordusunun gerçek sayısını bir an evvel öğrenerek sadrazama bu bilgiyi iletmesi üzerine barış girişimlerinden vazgeçildi. Rus ordusu aslında çok büyük iaşe sıkıntısı çekmekteydi ve ciddi biçimde yorgundu.

Baltacı Mehmet Paşa 40 bin kişilik bir kuvvet ile Tuna nehrini geçmesinin ardından, dağınık halde bulunan Rus birlikleri toplanarak Osmanlı kuvvetlerine karşı harekete geçti.
Baltacı Mehmet Paşa 40 bin kişilik bir kuvvet ile Tuna nehrini geçmesinin ardından, dağınık halde bulunan Rus birlikleri toplanarak Osmanlı kuvvetlerine karşı harekete geçti.

Bu sebeple Çar Petro’nun kararıyla yönünü kuzeye çeviren Rus ordusu, Tatarların saldırısına uğrayarak kuşatılmış bulundu. Prut nehri üzerine kurulan köprünün tamamlanması ile Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa ve ordusu da Prut Savaşı’na yetişti. Ruslar bu savaşta başarılı bir müdafa gerçekleştirdi. Ancak ordunun geri kalanının nehri geçmesi ve Osmanlı toplarının da kurulması ile birlikte asker hücum için çok istekli davranmış, bu durum da Rus birliklerinde çok büyük panik yaşanmasına sebep olmuştur. Rus birliklerinden bazıları aman dileyip beyaz bayrak göstererek savaştan çekilmiştir. Çar Petro dahil tüm Rus ordusu kesin bir ümitsizliğe düşmüş, hatta Çar Petro kendisinin esir düşmesi durumunda İmparator olarak tanınmaması için senatoya yetki veren bir emirname bile hazırlamıştı.

Dikkatinizi Çekebilir;  Roza Shanina - Genç Sovyet Ölüm Meleği
Osmanlı Rus Savaşları
Osmanlı Rus Savaşları

Prut Savaşı Sonunda Prut Antlaşması – 1711

Prut savaşından sonra Rus ordugahında durum bu halde iken Rus Çariçesi Katharina’nın teslim olma fikri orduda destek buldu. Kararın kabul edilmesi üzerine Çariçe Katharina Rus ordugahında bulunan bütün değerli eşya ve nakit parayı toplayarak Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’ya göndermiştir. Bu koşullar altında Sadrazamın huzuruna gelen Rus elçisi her koşulun Rus Çarı tarafından kabul edileceğini iletmiştir. Kırım Hanı Devlet Giray’ın tüm itirazlarına ve Rus Çarı’nın esir edilerek İstanbul’a götürülebileceğini vurgulamasına rağmen bu barış teklifi çok süratli bir biçimde kabul edildi. Barışın yapılmasının ardından Rus ordusunun salınması üzerine, Demirbaş Şarl da derhal Osmanlı karargahına gelmiş fakat müdahalede geç kalmıştır.

Prut Anlaşması’nın imzalanmasının ardından tüm Osmanlı ordusunun şaşkınlığı içerisinde, Rus birliklerine bütün iaşe ihtiyaçları sağlanmış ve gitmelerine izin verilmişti. Rus ordusunun silahları teslim alınmış halde beyaz bayraklarla Osmanlı ordusunun içerisinden adeta bir resmi tören edasında geçip gitmekteydi. Tam bu esnada Ruslar’ın İbrail’i ele geçirdikleri haberi Osmanlı ordugahına ulaşınca, orduda bir infial ortamının doğmaması adına haberi getiren ulak hapsedilmiştir.


Prut Antlaşması ile Osmanlı Devleti Fırsat Kaçırdı mı?

Prut Savaşı esnasında, Ruslar’ın birkaç gün daha muhasara altında kalmaları halinde, savaşa gerek kalmaksızın kendiliklerinden teslim olacakları gibi uyarılar Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa tarafından görmezden gelinmiştir. Aslında Rus ordugahında da hakim görüş bu yönde idi. Bunun yanında barış kararı onaylanırken, Prut Savaşı’nın Osmanlı toprakları içerisinde gerçekleştiği, saldıran tarafın Rusya olduğu ve Rus ordusu tarafından tahrip edilen yerlerin Osmanlı topraklarında bulunduğu göz önünde bulundurulmamıştır. Göz önünde bulundurulmayan bir diğer önemli husus, Rusya ile savaşın diğer cephelerde de devam etmekte olduğudur. Kırım Hanı Devlet Giray ve İsveç Kralı Demirbaş Şarl’In tüm uyarılarına rağmen Rus Çarı’nın sözüne itimat edilmiştir. Uyarılar haksız çıkmamış ve Rus Çarı Deli Petro anlaşmaların hükümlerini yerine getirme konusunda ayak diremiştir.

Prut Antlaşması’nın imzalanması ile Rus tehdidine son verilmesi ihtimali ortadan kalkmıştır. Ezilmiş bir Rusya, İsveç ve Kırım Hanlığı’nın hedefi olacak ve çok uzun bir süre boyunca büyüme imkanı bulamayacaktı. Buna rağmen Prut savaşı, Ruslar’ı en az yarım yüzyıl boyunca Osmanlı topraklarından ve Karadeniz’den uzak tutmayı sağlayabilmiştir.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin