Pheonix Işıkları
Pheonix Işıkları

Pheonix Işıkları Nedir?

Pheonix Işıkları, akıllı telefonların ve montaj uygulamalarının henüz daha yaygınlaşmadığı dönemde gerçekleşmesiyle gizem tutkunu bireylerin oldukça ilgisini çekiyor.

Pheonix Işıkları Nerede, Ne Zaman Gerçekleşti?

13 Mart 1997’de Arizona eyaletinde gerçekleşmiştir. Olayın gerçekleştiği şehir olan Pheonix, olaya ismini vermiştir. Zamanının “gerçekleşen en önemli UFO olayı” olarak kabul edilmektedir. Olayın gerçekleştiği zaman sürecindeki makineler üzerindeki mekanik, insanlar üzerindeki psikolojik etkisi; bu olayı son derece ilgi çekici kılmaktadır. Çünkü oluş esnasında aslında açıklanabilir birçok sebebe bağlı olan olumsuzluklar, insanlar tarafından hikayeleştirilmiştir. Kimi insanlar için paniğe sebep olan, kimi insanlar için belli inançlarına somut bir temel oluşturan olumsuzluklardan biri santrallerin kilitlenmesidir. Işıkların görülmesiyle eş zamanlı kilitlenen santraller, bunun uzaylılar tarafından yapıldığını düşündürtmüştür.


Pheonix Işıkları, akıllı telefonların ve montaj uygulamalarının henüz daha yaygınlaşmadığı dönemde gerçekleşmesiyle gizem tutkunu bireylerin oldukça ilgisini çekiyor.
Pheonix Işıkları, akıllı telefonların ve montaj uygulamalarının henüz daha yaygınlaşmadığı dönemde gerçekleşmesiyle gizem tutkunu bireylerin oldukça ilgisini çekiyor.

Oysa insanların daha önce karşılaşmadığı bu enteresan görüntüler, yerel hava kuvvetleri üsleri ve haber üstlerini korkunç bir telefon trafiğiyle aramasına neden olduğundan santraller kilitlenmiştir. Üstelik bu hareketli, turuncu renkli, dairesel ışıkların bölgede gözlemlenme süresinin uzunluğu da santrallerin kitlenmesi için uygun zemini oluşturmuştur. Çünkü 19:30 ila 22:30 arasında tam üç saat süren böyle bir görüntüye daha önce rastlanılmamıştır. Ayrıca gözlemlendiği bölgenin genişliği (Pheonix’ten Las Vegas’a kadar) ve ışıkların CNN tarafından naklen yayınlanması da bir takım bilgi kirliliklerinin önüne geçilmesini güçleştirmiştir.


Pheonix Işıkları Nasıl Gözlemlenmiştir?

Pheonix Işıkları, bazı gözlemciler tarafından başta hareketli, turuncu, dairesel olarak gözlemlenen ışıkların daha sonra birleşerek uçan bir gökcismi oluşturduğu söylenmiştir. İlk olarak “V” şekline gelen bu ışık süzmelerinin ilerleyen zaman aralıklarında giderek dikdörtgen ve köşeli bir hal aldıktan sonra bir UFO haline geldiği aktarılmıştır. Görüntülenen bu cisim, bölge hava üslerinin radarına yansımamıştır fakat farklı bölgelerden insanların birbirine benzer ifadelerle olayı anlatması, kimi insanlar tarafından inanmak için somut bir sebep olarak görülmüştür. Olayın ardından Arizona valisi Fife Symington latifelerle dolu değişik bir basın toplantısı düzenlemiştir. Bu toplantıda uzaylı kostümü giydirdiği bir vatandaşı yanına almış, UFO olayı olarak düşünenleri tiye almıştır.

Fakat ister toplum baskısı deyin isterseniz de Fife Symington’ın söylediklerinin doğru olduğunu varsayın, görevinden ayrıldıktan sonra eski vali, bu görüntülerin Dünya dışı varlıklara ait olduğunu söylemiş, valilik görevindeyken bu açıklamayı yapamayacağını aktarmıştır. Hatta öyle ki kendisi de bir UFO meraklısı haline gelmiş, bu konu üzerine araştırmalar yapmıştır.


Pheonix Işıkları, yazılı, görsel basın yahut sosyal medya kullanılmaksızın toplumun kendi gözüyle görmesiyle ve tekrar nüksetmesiyle bambaşka bir boyut taşımaktadır.
Pheonix Işıkları, yazılı, görsel basın yahut sosyal medya kullanılmaksızın toplumun kendi gözüyle görmesiyle ve tekrar nüksetmesiyle bambaşka bir boyut taşımaktadır.

  Amerika Birleşik Devletleri, uzaylılar ve UFO konusunda, toplum tarafından sarf edilen ilgi ve alakayla, gizemini hala koruyan ve yalnızca teori olarak görülen olaylarla başı çekmektedir. Bilakis çiftçiler veya toplum tarafından şaka maksadıyla yapıldığı kanıtlanmış kanıtlanmamış tarla işaretleri de uzun bir süre haber konusu olmuştur. Somut gözlenebilen fakat soyut bir yorumlamaya açık tüm bu olaylar, tamamen yorumlayacak kişinin inanç ve düşünce tarzına göre farklılık göstermektedir. Yalnız Pheonix Işıkları, yazılı, görsel basın yahut sosyal medya kullanılmaksızın toplumun kendi gözüyle görmesiyle ve tekrar nüksetmesiyle bambaşka bir boyut taşımaktadır.

Dikkatinizi Çekebilir;  Celsus Kütüphanesi Nerededir? Hangi Uygarlığa Aittir?

2008 Yılı Benzer Gözlemler

1997 yılında yaşanan Pheonix Işıkları olayından sonra bir benzeri yine aynı bölgede 2008 yılında gözlemlenmiştir. J. Griffith’in Benjamin Radford ile yaptığı röportajla bu olayın da septik ve materyalist bireyler için çözüme kavuştuğu söylenebilir.

J. Griffith soruyor: “Yakın bir zamanda Pheonix’de gökyüzünde görülmüş garip ışıklardan bahsediliyor. Ben şahsım adına uzaylı olduklarını zannetmiyorum fakat ne olduklarını bilen var mı?”

Bu soruya araştırmacı yazar Benjamin Radford’ın verdiği cevap oldukça aydınlatıcı nitelikte. Benjamin Radford, edindiği bilgilere göre 21 Nisan 2008’de gerçekleşen bu olayın, yüzlerce insanın polisi ve yerel haber merkezlerini arayarak şehrin üzerinde dört – beş parlak kırmızı ışık parçasının süzüldüğünü söylemesiyle başladığını bildiriyor. Görgü tanıklarının bildirgelerine göre bu süzmeler birleşerek üçgen şeklini alıyor, daha sonra bir dikdörtgene dönüşüp ortadan kayboluyorlar. Yerel hava üsleri, aynı 1997’deki olaydaki gibi, radarlarında hiçbir hava cismine rastlamadıklarını söylüyor. FAA (Federal Havacılık Kurulu) sözcüsü Ian Gregor da, görgü tanıklarından bu konuda ihbarlar aldıklarını doğruluyor ancak üslere ait hava kontrolörleri dışında beklenmedik bir durum olmadığını, farklı bir hava aracıyla karşılaşmadıklarını söylüyor.

Bu durumda toplumda çeşitli teoriler türüyor ve şaşırılmayacağı gibi bu teorilerin başını UFO’lar ve uzaylı işgali olasılığı çekiyor. Lakin olayın yaşanmasından iki gün sonra bir vatandaşın itirafı, kimileri için olayı netleştirirken kimileri için daha komplike bir hal almasına vesile oluyor.


Bu Işıkların Gizemi Çözülüyor Mu?

Yerel bir televizyonda kimliğini gizleyerek açıklama yapan itirafçı, parlak kırmızı ışıkları helyum gazıyla şişirilmiş balonlara bağladığı işaret fişekleri sayesinde yaptığını söylüyor. Tek bir insanın tanık göstermeksizin olayı üstlenmesi, şeffaf bir açıklama örneği değildir. Fakat belli verilerle bu açıklamanın doğruluğunu kanıtlamak mümkün. Görgü tanıklarının belirttiği üçgen ve dikdörtgen şekiller, aynı hava akımına maruz kalan bu balonların aynı şekli korumasına olanak sağlamış olabilir. Üstelik hava alanı çalışanları da bu ışık süzmelerinin gökyüzünde aniden belirmediğini ve yükselen bir durum sergilediğini aktarmışlardır. Yani yükselme hareketi esnasında bir hava aracı gibi yatay değil dikey hareket etmişlerdir. Gökyüzündeki yatay hareketleri de rüzgarla denk doğu yönünde gerçekleşmiştir.

Dolayısıyla bunun helyum gazıyla şişirilmiş balonlar olduğu söylenebilir. Yine de olayı direkt gözlemleyen bir tanık olması durumu daha açıklanabilir bir hale getirecektir. Bu oyunu oynayan kimliği belirsiz kişinin komşularından daha sonra tanıklık yapan Bay Mailo, komşusunun helyum gazıyla balonları şişirdiğini, işaret fişeklerini yakıp gökyüzüne bıraktığını söylemiştir. Üstelik tanığın belirttiği zaman aralığının da fişeklerin gökyüzünde görüldüğü saatle uyuşması, doğru bir ifade olduğunu kanıtlar niteliktedir. 1997 yılında görülen benzer Pheonix Işıkları olayının da ordunun Pheonix şehri yakınlarında test amaçlı attığı fişeklerden ibaret olduğunu söylüyor Benjamin Radford.

Sonuç itibariyle, inançlarınız ve düşünce sisteminiz doğrultusunda bir olay hakkında çeşitli teoriler üretebilir, ortaya atılan kanıt niteliğinde unsurların gerçek olup olmadığı kanaatine kendi inisiyatifinizle ulaşabilirsiniz. Fakat UFO’lar, uzaylılar ve gizemli hava olaylarının, inanan inanmayan herkes için heyecan verici ve gizemli hususlar olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin