Aziz Sancar
Aziz Sancar

Aziz Sancar Kısaca Hayatı

Aziz Sancar, yaptığı bilimsel çalışmalarla geçmişten günümüze insanlığa gurur kaynağı olmuş, hayatımıza doğrudan yön vermiş bir bilim insanıdır. Biyokimya ve moleküler biyoloji alanlarında araştırmalar ve çeşitli faaliyetler yürütmüştür. Kuzey Karolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Programı’nda 1997 yılından itibaren yer almaktadır. Bu programda, bulunduğu 20 yılı aşkın süreç boyunca DNA onarımının betimlemesinde kullanılan biyokimyasal olguların keşfine öncülük etmiştir. ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne, seçilen ilk Türk olarak tanınmaktadır. Aziz Sancar aynı zamanda literatüre kendi terimlerini de katmıştır. Bizzat kendisi tarafından geliştirip adlandırılan “maxicell” tekniği ve “excinuclease, excision nuclease” enzimi terimleri, Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü’nde yer almaktadır.

Aziz Sancar, yaptığı bilimsel çalışmalarla geçmişten günümüze insanlığa gurur kaynağı olmuş, hayatımıza doğrudan yön vermiş bir bilim insanıdır. Biyokimya ve moleküler biyoloji alanlarında araştırmalar ve çeşitli faaliyetler yürütmüştür.
Aziz Sancar, yaptığı bilimsel çalışmalarla geçmişten günümüze insanlığa gurur kaynağı olmuş, hayatımıza doğrudan yön vermiş bir bilim insanıdır. Biyokimya ve moleküler biyoloji alanlarında araştırmalar ve çeşitli faaliyetler yürütmüştür.

Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Çiftçi bir ailenin, yedinci çocuğu olarak doğan Sancar, farklı dillerle iç içe büyümüştür. Kendi ifadesinde, anne ve babasının Arapça konuştuğunu, kardeşler arasında ise Türkçe konuşulduğunu söylemiştir. Ayrıca, daha önce kendisinin Arap olarak betimlenmesinden rahatsız olduğunu belirtmiştir. Keza abisi de kökeninin, Oğuzların Hasi kolundan olduğunu ve Horasan’dan Mardin’e göç ettiklerini ifade etmiştir.

İlk ve orta öğretimini Mardin’de tamamlayan Sancar, yüksek öğrenim görmek için İstanbul’a gitti. 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başladı. 1969’da İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve ardından Savur yakınlarında yerel hekim olarak çalıştı. 1973’te NATO-TUBİTAK bursu ile Amerika Birleşik Devletleri’ne, Dallas Texas Üniversitesi’nde moleküler biyoloji okumak üzere gitti. Üniversitede Caude Rupert’in laboratuvarı ile moleküler biyoloji programına katıldı. Aziz Sancar bu laboratuvarda Caude Rupert ile birlikte fotolizaz adı verilen geni klonladı ve bu geni bakteriler yoluyla çoğalttı. Bu inanılmaz çalışmasını henüz yüksek lisans öğrencisi iken gerçekleştirdi. Escherichia coli bakterisi ile çalıştığı DNA fotolizazın, foto-reaktivasyon sürecine aracılık ettiğini keşfetmişti. Bu gen, UV ışınlarıyla zarar görmüş DNA’nın onarımını yapıyordu. Bu çalışmasıyla Sancar, dört yılın sonunda doktorasını tamamladı. Daha sonra Yale Üniversitesi’nde araştırma görevlisi çalışmaya başladı. 1982’de Kuzey Carolina Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne katıldı ve daha sonra Sarah Graham Kenan Biyokimya ve Biyofizik Profesörü oldu.


Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülünü Alması

Aziz Sancar, biyokimya ve moleküler biyolojiyle alakalı çalışmalarına adım attığı günden itibaren bu ödül için gerekli zemini hazırlamıştır. Bu zemini, hazırlamasında Yale’ye taşındıktan sonra yaptığı çalışmalar oldukça etkili olmuştur. Yale’ye taşındıktan sonra Sancar, dikkatini E. coli’deki diğer birkaç DNA onarım faktörüne, yani uvrA, uvrB ve uvrC genlerine çevirdi. Genleri saflaştırdı ve onları in vitro olarak (canlı bir organizmanın dışında) yeniden oluşturdu. Bu sayede, E. coli’de uvrABC nükleaz (eksizyon nükleaz veya ekinükleaz) olarak bilinen bir enzimin eksizyon onarım işlevini keşfetti. Bu enzim spesifik olarak, UV veya kimyasal maddelerce zarar görmüş DNA’yı hedef almaktaydı. Enzim, bu DNA’daki hasarlı bölgenin her iki ucunda etkilenen DNA ipliğini keserek hasarlı nükleotidlerin uzaklaştırılmasını sağlıyordu.

Dikkatinizi Çekebilir;  Muz Savaşları Nedir? Nasıl Başladı? ⚔️
Aziz Sancar, 2015 Nobel Kimya Ödülü'nün sahibi oldu.
Aziz Sancar, 2015 Nobel Kimya Ödülü’nün sahibi oldu.

Aziz Sancar ve meslektaşları daha sonra bir insan eksizyon nükleazını yeniden oluşturdu. Nükleotid eksizyon onarımı için gerekli bileşenleri, insan hücrelerinde belirledi. İnsan hücrelerinin, DNA’sının eksize edilen kısmının çıkarılmasında ek enzimler kullanmasını önerdi. Ayrıca, bireyleri cilt kanserine yatkın hale getiren nörodejeneratif bir durum olan xeroderma pigmentosum ile ilişkili nörolojik anormalliklerin, üretiminde kusurlu nükleotid eksizyon onarımının rolü olduğunu belirledi.  Nükleotid eksizyon onarımındaki anormalliklerin birçok rahatsızlığın altında yattığını belirtti. Bu rahatsızlıklar arasında Cockayne sendromu (cücelik ve fotosensitivite gibi multisistemik etkilerle karakterize bir rahatsızlık) ve ışığa duyarlı trikotiyodistrofi dahil olmak üzere diğer nadir kalıtsal bozukluklar bulunuyordu.

DNA Onarımının Mekanizması

1980’lerin başlarından itibaren Aziz Sancar, E. coli bakterisinin fotolizaz enzimini araştırmaya devam etti. Daha sonra, DNA hasar kontrol noktalarını keşfetmeye başladı. 2000’lerin başında, ilk kez fotolizaz ile DNA onarımının mekanizmasını doğrudan gözlemledi. Aynı zamanda, kriptokrom 1 ve 2 olarak isimlendirilen, insan fotolizaz ortologlarını yani evrimsel olarak E. coli DNA fotolizaz ile ilişkili genleri araştırdı.

1980'lerin başlarından itibaren Aziz Sancar, E. coli bakterisinin fotolizaz enzimini araştırmaya devam etti.
1980’lerin başlarından itibaren Aziz Sancar, E. coli bakterisinin fotolizaz enzimini araştırmaya devam etti.

İnsan gözündeki kriptokromların, memeli sirkadiyen saatinin fotoreseptif bileşenleri olarak işlev gördüğünü buldu. Sancar, 2004 yılında Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi 2005 yılında ise ABD Ulusal Bilimler Akademisi ve Türkiye Bilimler Akademisi dahil olmak üzere birçok akademinin seçilmiş bir üyesiydi. Özetle; nükleotid ekzisyon onarımı olarak bilinen DNA hatalarının düzeltilmesi hususunda yaptığı mekanik keşiflerle bilime takdire şayan katkılarda bulunmuştur. Genel itibariyle, UV ışınlarının ve bazı kimyasalların insan hücrelerini uğrattığı mutasyon sonucu oluşan hasarın onarım mekanizmalarını keşfetmiştir. DNA onarım mekanizmalarına ilişkin keşifleri için Aziz Sancar, 2015 Nobel Kimya Ödülü‘nü almıştır. Bu ödülü İsveçli biyokimyacı Tomas Lindahl ve Amerikalı biyokimyacı Paul Modrich ile paylaşmıştır.

Kaynakça;

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin