Aztekler
Aztekler

Aztekler Kimdir?

Meksika’da göçebe bir kabile olan Aztekler, ilerleyen süreçte bölgedeki şehir devletlerinin çoğunun kontrolünü alarak kurduğu organizasyonlarla kıymetli bir tarihin sahibidir.

Azteca kelimesi, Aztekler geleneğine göre Meksika’nın kuzeybatısında yaşayan Aztlán’dan türetilmiştir. Aztlán; “Beyaz Ülke”, “Beyaz Balıkçıllar Ülkesi” veya “Balıkçılların Yeri” olarak çevrilmektedir.

Aztekler ayrıca Mexica veya Tenochca olarak da bilinir. Tenoch veya Tenochca, Meksika Vadisi’ndeki Texcoco Gölü’nde bulunan bir adada kurulan Tenochtitlán’a adını veren efsanevi bir patrikti. Mexica adı yalnızca Tenochtitlán antik kentine değil, ayrıca modern Meksika ülkesi ve sakinlerine de uygulanmaya başlandı.

Aztekler ayrıca Mexica veya Tenochca olarak da bilinir.
Aztekler ayrıca Mexica veya Tenochca olarak da bilinir.

Azteklerin dili, Uto-Aztek dil ailesinden Nahuatl veya Nahua idi. Avrupalıların Amerika’yı keşfi sırasında bu dilin, Yellowstone Nehri kadar kuzeyde Panama kadar güneyde bütün dilleri etkilediği bilinmektedir. Aztekler siyasi üstünlüğe ulaştığında Nahuatl, neredeyse günümüz Meksika’sı kadar büyük bir bölgede konuşuluyordu.

Aztekler’in Araştırılması

Azteklerin ortaya çıkışında araştırmalar devam ettiğinden bazı görüş ayrılıkları yaşansa da yerleşik düzen ve şehir devletlerinin kontrolüne dair bilgiler sabittir.

Tam olarak bilinmeyen ancak iç sosyal, siyasi ve dini çatışmalarla ilgili nedenlerden dolayı, milattan sonra 12. yüzyılın başında muazzam bir kültürel felaket meydana geldi. Tula şehri, diğer önemli Toltek merkezleri gibi saldırıya uğradı ve yok edildi. Avcı ve toplayıcı kabileleri bu durumdan yararlandı. Kuzey Meksika’nın kurak platosundan verimli, yoğun şekilde yerleşmiş merkez bölgeye doğru seyahat ederek kaosa katkıda bulundular. Bu kabileler arasında 1100’lerde Acolhua ve 1200’lerde Tenayuca’ya yerleşen Chichimekler, Xaltocan’ın kontrolünü ele geçiren Otomí, Atzcapotzalco’yu fetheden Tepanec’ler ve Aztekler bulunmaktaydı. Otomí dışında hepsi Nahuatl konuşmacısıydı.

Azteklerin ortaya çıkışında araştırmalar devam ettiğinden bazı görüş ayrılıkları yaşansa da yerleşik düzen ve şehir devletlerinin kontrolüne dair bilgiler sabittir.
Azteklerin ortaya çıkışında araştırmalar devam ettiğinden bazı görüş ayrılıkları yaşansa da yerleşik düzen ve şehir devletlerinin kontrolüne dair bilgiler sabittir.

Aztek efsanesine göre, 12. yüzyılın başından 13. yüzyılın başına kadar Aztekler yerleşmek için yeni bir yer arayışı içinde dolaştılar. Bu süre zarfında, Xólotl önderliğinde bir grup Chichimec, Tenayuca’da ve daha sonra Texcoco’da bir başkent kurdu. Xólotl’dan Chichimec, Culhuacán’da sağlam bir şekilde yerleşik kalan Toltec ile güçlerini birleştirdi. Görünüşe göre, bu konfederasyon Meksika Vadisi’nde göreceli bir barış ve kültürel ilerleme dönemine yol açtı.

Bu süre zarfında Aztekler, Tula harabelerinin yakınında, tarım yöntemlerini ve diğer teknolojik bilgilerini geliştirdikleri güvencesiz bir ev kurdular. Ancak kalışları geçiciydi. Aztek geleneğine göre, tanrı Huitzilopochtli, gagasında yılan bulunan nopal bir kaktüsün üzerine tünemiş bir kartal tarafından gösterilecek kalıcı bir ev aramak için onlara tekrar ayrılmalarını emretti.

Teotihuacan'daki Aztek piramidi
Teotihuacan’daki Aztek piramidi

Aztekler İmparatorluğunu Nasıl Kurdu?

Aztekler, Texcoco Gölü’nün güneybatı sınırına yakın bataklık arazide bir kaktüsün üzerine tünemiş bir kartal gördüklerinde, oraya yerleşimlerini inşa etmek için bir işaret olarak aldılar. Bataklık araziyi kuruttular, üzerine bahçeler dikebilecekleri yapay adalar inşa ettiler. M.S 1325’te başkentleri Tenochtitlán’ın temellerini kurdular. Mısır fasulye, kabak, patates, domates ve avokado gibi tipik Aztek mahsulleri ekip hasat ettiler. Ayrıca balıkçılık ve tavşan, armadillo, yılan, çakal ve yabani hindi gibi yerel hayvanları avlayarak beslendiler.

1428’de, liderleri Itzcoatl yönetiminde Aztekler, bölgedeki nüfuz için en güçlü rakipleri olan Tepanec’i yenmek ve başkentleri Azcapotzalco’yu fethetmek için Texcocans ve Tacubalılarla üç yönlü bir ittifak kurdu. Itzcoatl’ın 1440’ta iktidara gelen halefi Montezuma I, Aztek imparatorluğunun babası olarak anılan büyük bir savaşçıydı.

M.S 1325'te başkentleri Tenochtitlán'ın temellerini kurdular.
M.S 1325’te başkentleri Tenochtitlán’ın temellerini kurdular.

16. yüzyılın başlarında Aztekler, fetih ya da ticaret yoluyla 500 kadar küçük eyaleti ve yaklaşık 5 ila 6 milyon insanı yönetmeye başlamıştı. Tenochtitlán’ın 140.000’den fazla nüfusu vardı ve Mezoamerika’da şimdiye kadar var olan en yoğun nüfuslu şehirdi. Büyük pazar günlerinde yaklaşık 50.000 kişi tarafından ziyaret edilen Tenochtitlan’ın Tlatelolco’su gibi hareketli pazarlar Aztek ekonomisine yön verdi.

Dikkatinizi Çekebilir;  Mozart Hayatı ve İnanılmaz Müzik Kariyeri

Aztek uygarlığı ayrıca sosyal, entelektüel ve sanatsal açıdan oldukça gelişmiştir. Sıkı bir kast sistemine sahip oldukça yapılandırılmış bir toplumdu. En tepede asiller vardı, altta serfler, sözleşmeli hizmetliler ve köleler vardı.


Azteklerde İnanç Sistemi

Aztek dini, eski Mezo-Amerikan tanrılarının ve özellikle Meksika tanrılarının bir karışımını içeriyordu. Tapılan iki ana tanrı Huitzilopochtli (savaş ve güneş tanrısı) ve Tlaloc’du (yağmur tanrısı). Her ikisinin de Tenochtitlan’ın kalbinde piramidin tepesinde bir tapınağı vardı. Diğer önemli tanrılar;

  • Quetzalcoatl (birçok Mezoamerikan kültüründe ortak olan tüylü yılan tanrı),
  • Tezcatlipoca (Texcoco’daki yüce tanrı),
  • Xipe Totec (Bahar ve tarım tanrısı),
  • Xiuhtecuhtli (ateş tanrısı),
  • Xochipilli (yaz ve çiçekler tanrısı) ,
  • Ometeotl (yaratıcı tanrı),
  • Mictlantecuhtli (ölülerin tanrısı)
  • Coatlicue (toprak ana tanrıçası).

Bu tanrıların onuruna düzenlenen törenlerin zamanlaması çeşitli takvimler tarafından belirlenirdi. 20 haftaya bölünmüş 260 günlük Aztek takviminde 13 günlük bir haftayı oluşturan günler, Timsah ve Rüzgar gibi isimler taşıyordu. Ayrıca her biri 20 gün olan 18 aydan oluşan bir Güneş takvimi vardı. Venüs’ün yükselişini kapsayan 584 günlük dönem de önemliydi ve dikkate alınması gereken 52 yıllık bir güneş döngüsü vardı. Gezegenlerin ve yıldızların hareketleri, Maya uygarlığı kadar doğru olmasa da, dikkatlice gözlemlenirdi. Bu sayede birçok dini ayin ve tarımsal uygulamanın zamanlamasını sağladılar.

Kurban ritüeli; kurbanın kalbi çıkarılarak, kurbanın başı kesilerek veya elit savaşçılara karşı umutsuzca tek taraflı bir yarışmada dövüştürülerek yapılırdı.
Kurban ritüeli; kurbanın kalbi çıkarılarak, kurbanın başı kesilerek veya elit savaşçılara karşı umutsuzca tek taraflı bir yarışmada dövüştürülerek yapılırdı.

Güneşin Aztekler için büyük önemi vardı. Dünyanın bir dizi kozmik çağdan geçtiğine, her birinin kendi güneşine sahip olduğuna, ancak sonunda her dünyanın yok edildiğine inanıyorlardı.

Tanrılar; festivaller, ziyafetler, müzik, dans, heykel süslemesi, tütsü yakma, değerli eşyaların cenaze törenleri, kan verme gibi kefaretler ve hayvan kurbanları ile onurlandırıldı. Hem yetişkinler hem de daha az sıklıkla çocuklar olan insanlar da sık sık tanrıları mecazi olarak ‘beslemek’ ve onları mutlu etmek için feda edildi. Aksi halde öfkelendikleri ve fırtınalar, kuraklıklar göndererek insanlar için hayatı zorlaştırdıkları düşünülüyordu.

Kurbanlar genellikle savaşlarda kaybeden taraftan alınırdı. Kurban ritüeli; kurbanın kalbi çıkarılarak, kurbanın başı kesilerek veya elit savaşçılara karşı umutsuzca tek taraflı bir yarışmada dövüştürülerek yapılırdı. Aynı zamanda belirli bir tanrının kıyafetlerini giyen taklitçiler de vardı ve törenin doruk noktasında kendileri kurban edilirdi.

Azteklerde Mimarlık, Sanat ve İmparatorluğun Düşüşü

Aztekler güzel sanatı takdir ediyorlardı. Cenazelerde imparatorluklarının dört bir yanından parçalar toplanıp törenle törenle gömülüyorlardı. Aztek sanatını oluşturan unsurlar, minyatür oymalı değerli nesnelerden devasa taş tapınaklara kadar uzanıyordu. Anıtsal heykeller özel bir önem taşımaktaydı.

Zanaatkarlar; ametist, kaya kristali, altın, gümüş ve egzotik tüyler gibi malzemelerle metal işçiliği, ahşap oymacılığı veya taş heykel ile uğraşmaktaydı. Aztek sanatı her türden konuyu tasvir etti, ancak özellikle popüler olan hayvanlar, bitkiler ve tanrılar, özellikle doğurganlık ve tarımla ilgili olanlardı. Sanat, Tenochtitlan’ın imparatorluk egemenliğini yaymak için propaganda olarak da kullanılırdı. Güneş Taşı, Tizoc Taşı ve Motecuhzoma II Tahtı gibi örneklerin tümü Aztek ideolojisini tasvir ediyordu.

Aztek sanatını oluşturan unsurlar, minyatür oymalı değerli nesnelerden devasa taş tapınaklara kadar uzanıyordu. Anıtsal heykeller özel bir önem taşımaktaydı.
Aztek sanatını oluşturan unsurlar, minyatür oymalı değerli nesnelerden devasa taş tapınaklara kadar uzanıyordu. Anıtsal heykeller özel bir önem taşımaktaydı.

Yaklaşık 11.000.000 kişiyi kontrol eden Aztek imparatorluğu her zaman küçük isyanlarla uğraşmak zorunda kalmıştı. Ancak bunlar her zaman hızla ezilmişti. Yine de, Aztekler 1515 yılında, Tlaxcala ve Huexotzingo tarafından ağır bir şekilde mağlup edildi. İspanyolların gelişiyle, bu isyancı devletlerden bazıları bağımsızlıklarını kazanma fırsatını yeniden yakalayacaklardı. İspanyol lider Hernan Cortés Veracruz’da iken Tenochtitlan’da küçük bir grup İspanyol askeri öldürüldüğünde işler kötüye gitti.

Aztek İmparatorluğu hükümdarı Motecuhzoma’nın pasifliğinden mutsuz olan Aztek savaşçıları onu devirdi. Cuitlahuac’ı yeni lider olarak belirledi. Bu olay Cortes’in tam da ihtiyaç duyduğu şeydi ve bölgedeki İspanyolları kurtarmak için şehre geri döndü. Ancak 30 Haziran 1520’de Noche Triste olarak bilinen yerde geri çekilmek zorunda kaldı. Yerel müttefikleri toplayan Cortes, on ay sonra geri döndü ve 1521’de şehri kuşattı. Yiyecekleri olmayan ve hastalıktan harap olan Cuauhtemoc liderliğindeki Aztekler, nihayet 13 Ağustos 1521 tarihinde çöktü. Tenochtitlan görevden alındı ​​ve anıtları yok edildi. Küllerden Yeni İspanya kolonisinin yeni başkenti yükseldi ve Olmec’e kadar uzanan uzun Mezo-Amerikan medeniyetleri çizgisi dramatik ve acımasız bir sona ulaştı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin