Çatalhöyük - Neolitik Çağ
Çatalhöyük - Neolitik Çağ

Çatalhöyük Antik Kenti Nerede

Çatalhöyük Antik Kenti, Konya ilimizin Çumra ilçesinin 11 km doğusunda bulunmaktadır. 1958 yılında keşfedilmiştir. Dönemsel aralıklarla devam eden bilimsel kazılar, günümüzde de kapsamlı olarak devam etmektedir.

Çatalhöyük Antik Kenti
Çatalhöyük antik kenti

Neolitik çağ, insanoğlunun avcılık-toplayıcılık döneminden üretime geçtiği dönem olarak adlandırılır. “İlk üreticiliğe geçiş evresi” olarak adlandırılan bu dönem yaklaşık M.Ö. 10.000 yıl öncesine dayanır. Neolitik çağ sırasında beslenme sorunları çözümlenmiş ve göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçilmiştir. Araştırmalara göre Neolitik Çağ M.Ö. 9000-7000 yılları arasında ilk kez Ortadoğu’da yaşanmaya başlamıştır. Neolitik Çağ döneminde yaşayan insanlar birtakım bitkilerin tarımını gerçekleştirmişler ve pek çok hayvanı da evcilleştirmişlerdir. Neolitik çağda yaşayanlar avcılık yerine hayvancılık, toplayıcılığın yerine ise tarım yapmışlardır.

Çatalhöyük neolitik kenti 9000 ila 10.000 yıllık geçmişiyle en eski arkeolojik alan olarak tarihe adını yazdırmıştır.
Çatalhöyük neolitik kenti 9000 ila 10.000 yıllık geçmişiyle en eski arkeolojik alan olarak tarihe adını yazdırmıştır.

Böylesi bir devrime tanıklık eden arkeolojik alanlar, Türkiye sınırları içerisinde de yer alır. Türkiye sınırları içinde Burdur Hacılar Köyü’nde M.Ö. 7000’e tarihlenen bir yerleşim yeri bulunsa da Konya Çumra’da bulunan Çatalhöyük neolitik kenti 9000 ila 10.000 yıllık geçmişiyle en eski arkeolojik alan olarak tarihe adını yazdırmıştır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2012 yılında alınan Çatalhöyük Antik Kenti insanlık tarihinin kilit alanlarından biri olarak kabul edilir. İşte, bu yazımızın içeriğinde tüm yönleriyle Çatalhöyük Neolitik Kentinin bir çok detayına erişebilir ve okuyabilirsiniz.


Çatalhöyük Antik Kenti İsmini Nereden Alıyor?

Höyükler, deprem gibi doğal afetlerin veya savaş gibi yıkımların sonucunda yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşur. Böylece, höyükler farklı tarihlere ait çok katmanlı bir arkeolojik kalıntı alanı oluşturur. Çatalhöyük, doğu ve batı höyüğü olarak ikiye ayrılır. Doğu höyüğü Neolitik Çağ batı höyüğü ise Kalkolitik Çağ döneminde yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Doğu Höyüğü’nde kazılar  1961-1965 yılları arasında Arkeolog James Mellaart ve ekibi tarafından yapılmıştır.

Büyük olasılıkla bu bölge, bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik Çağ yerleşim merkezidir.
Büyük olasılıkla bu bölge, bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik Çağ yerleşim merkezidir.

Büyük olasılıkla Çatalhöyük Antik Kenti, bugüne kadar bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik Çağ yerleşim merkezidir. Yapılan bu kazılarda birbirlerine bitişik kerpiç evlerin bulunduğu 18 tane neolitik yerleşim katmanı bulunmuştur. MÖ 7400 – 6200 yılları arasına ait olduğu tahmin edilen yerleşim katmanlarında yerleşik hayata geçişi işaret eden pek çok kalıntı ve bilgiye ulaşılmıştır. Bu kalıntılardan içinde mimari ve sanat eserlerini de kapsayan önemli bir arşiv meydana getirilmiştir. Batı höyüğünün ise MÖ 6200 – 5200 yıllarına ait olduğu düşünülmektedir. Kalkolitik Çağ’ın özelliklerini taşıyan Batı höyüğü, doğu höyüğünün ilk dönemlerinde yaşanan kültürel yapının devam ettiğini gösterir.

Bunun yanında batı höyüğünün üst katmanlarında Helenistik Dönem’e ve Bizans’a ait çanak-çömlek kalıntıları yer alır. Ayrıca, höyükte Bizans Dönemi’nden kalan mezar çukurları da ortaya çıkarılmıştır. Doğu ve Batı höyüğü yaklaşık 14 hektara yayılıyor. Çatalhöyük neolitik kentinin 2000 yıldan fazla bir süre kesintisiz olarak yerleşim alanı olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Kazılarda elde edilen 18 tane yerleşim katmanı köyden kente geçiş aşamalarını sergiler.  Çatalhöyük’te ortaya çıkarılan köyden kente geçiş aşamaları Çatalhöyük Antik Kenti’ni diğerlerinden farklı kılar. Bu Neolitik kent, doğu ve batı olarak ikiye ayrılması onun adını Çatalhöyük olarak belirler.


Neolitik Çağ - Tarımın Gelişmesi ve Hayvanların Evcilleştirilmesi
Neolitik Çağ – Tarımın Gelişmesi ve Hayvanların Evcilleştirilmesi

İlk Ev Mimarisi

Çatalhöyük Antik Kenti, iyi korunmuş Neolitik Çağ yani Cilalı Taş Devri yerleşim alanının nadir bir örneğidir. Çatalhöyük’te bulunan ilk ev mimarisi MÖ 5500 yılına dayanır. Bu eserler mimarlık tarihini de aydınlatır. Çatalhöyük’te bulunan konutların boyutları ve yerleşim düzenleri bir şehircilik örneği olarak görülür. Çatalhöyük Antik Kenti’nde bulunan konutların en çok göze çarpan özellikleri, kümelenmiş şekilde inşa edilmiş olmalarıdır. Evlerin içine çatıda açılmış bir delikten merdivenle girilir. Konutlar bir duvarla birbirine bitişik şekilde inşa edilmiştir. Duvar aralarında dar geçitler bulunur. Bu geçitler hava almayı ve evleri aydınlatmayı sağlayan avlulara geçiş olarak kullanılmıştır. Bu konutlar dörtgen şeklindedir. Ayrıca, her konut ayrı bir planla şekillendirilmiştir.

Fakat en ilginci, konutlar yapıldıktan yaklaşık 80 yıl sonra toprak ve molozla doldurulmuştur. Ardından bu toprak ve molozların üstüne aynı planda yeni bir konut inşa edilmiştir. Çatalhöyük evlerinin bu kadar bitişik olmasının nedeni ilk zamanlarda güvenliğin sağlanması olarak düşünülmüştür. Fakat yapılan araştırmalarda hiçbir savaş ve yıkım izine rastlanmamıştır. Bununla birlikte kentin surlarla çevrili olmaması da bu tezi geçersiz kılmıştır. Arkeologların tahminine göre kentte aile bağları güçlüydü ve insanlar kolektif bir yaşamı tercih etmişlerdi. Çatalhöyük Antik Kenti’nde evler tek katlıydı, kerpiç tuğlalar ve ağaç kullanılarak inşa edilmişti. Konutların çatıları düz formdaydı. Çatılar, duvarlar arasına konumlandırılan ağaç dikmeler üzerine gelen kirişlerle oluşturulmuştu. Ayrıca, kamış ve sıkıştırılmış kil ile kaplanmıştı.

İki odadan oluşan konutlarda ev içi yaşamı kolaylaştırmak üzere yükseltilmiş platformlar ve depo olarak değerlendirilen alanlar bulunmaktaydı. Konutların iç duvarlarının pürüzsüz olması için beyaz renkte bir sıva ile sıvandığı ortaya çıkarılmıştır. Duvarlara 160 kat sürüldüğü tespit edilen sıvaların çatlamasını önlemek için içine bitki sapları ve yaprak parçaları ilave edilmiştir. Odaların duvarlarında çeşitli şekiller bulunuyordu. Bunlar, geometrik şekiller, kilim desenleri, iç içe geçmiş daireler, yıldızlar, çiçek motifleri, av ve dans tasvirleriydi. Odaların duvarlarında çizimlerin ve resimlerin dışında, kille sıvanmış gerçek boğa, geyik ve koç başları da bulunuyordu. Ayrıca, duvarlarda insan ve hayvan rölyefleri de bulunmuştur. Evlerin içi mezar olarak da kullanılmıştır. Yapılan kazılarda özellikle ocak altlarında, odalarda bulunan platformlarda ve yatak altlarında mezarlar bulunmuştur.


Çatalhöyük Kentinde Sokak Yoktu

En önemli Neolitik Çağ yerleşim alanı olan Çatalhöyük Antik Kenti’nde sokak yoktu. Bunun nedeni kentte evlerin bitişik olarak sıralanmasıydı. Evlerin çatıları sokak görevi gördüğü için ulaşım damlar üzerinden yapılıyordu. Özel günlerde yapılan pek çok etkinliğin de damların üzerinde yapıldığı düşünülüyor. Tarihsel olarak daha yakın olan katmanlarda damlarda ocaklar bulunmuştur. Damlara yerleştirilen bu ocaklar, özellikle güzel havalarda yeme – içme gibi faaliyetleri çatılarda yaptıklarını ortaya koyar.  Çatalhöyük kentinde yaşayan Neolitik çağ insanları evlerinin bakımına ve temizliğine çok önem vermiştir. Kazılar esnasında evlerin içinde çok az çöp bulunmuştur. Buna karşılık evlerin dışında kül yığınları bulunmuştur. Bu çöplerin, yemek ve kanalizasyon atıklarının toplanarak yakıldığını gösterir. Evlerin havalandırmasını da düzenli olarak yapan Çatalhöyüklüler bunu arazi eğiminden dolayı bitişik konutlarla oluşan duvar yüksekliği farklarından ortaya çıkan pencerelerle sağlamıştır.

Çatalhöyükten Kafatası Olmayan Bir İskelet Örneği
Çatalhöyük’ten Kafatası Olmayan Bir İskelet Örneği

Çatalhöyük Halkının Tarım Yapmaya Başlamaları

Çatalhöyük Antik Kenti‘nde ilk yerleşenler avcı-toplayıcı bir topluluktu. Yerleşim alanının 6. Katmanından itibaren Çatalhöyük halkının tarım topluluğu olduğu anlaşılmıştır. Neolitik Çağ döneminde Çarşamba Nehri’nin bir kolu doğu ve batı höyüklerinin arasından akıyordu. Böylece, tarım için elverişli olan alüvyonlu toprak yapısı oluştuğu ortaya çıkarılmıştır. Çatalhöyük halkı ilk olarak buğday, arpa ve bezelye tarımı yapmıştır. Yetiştirdikleri tahılları kutuların içinde muhafaza etmişlerdir. Bu kutuların içinde çeşitli heykelcikler bulunmuştur. Halkın bu heykelcikleri bereket ve koruma amaçlı olarak kutulara yerleştirdiği düşünülmektedir. Çatalhöyüklüler tarımın yanı sıra hayvancılıkla da uğraşmışlardır. Bu kapsamda sığır ve koyunları evcilleştirmişlerdir.

Dikkatinizi Çekebilir;  Alinda Antik Kenti Nerede? Hakkkında 🏟

Çatalhöyüklüler tarım ve hayvancılığın yanında tuz üretmişler, kumaş dokumuşlar, çanak-çömlek, takı, sepet, kemikten alet ve ahşap işçiliği yapmışlardır. Çatalhöyük’te yaşayan halkın ticaret yaptığı da düşünülür. Bölgede Akdeniz kıyılarından gelen deniz kabuklarından yapılan takılar bulunmuştur. Bu takılar, Çatalhöyük halkının farklı yerlerde yaşayan halklarla ticaret yaptığını gösterir.

Neolitik uygarlığın sembolü - Çatalhöyük
Neolitik uygarlığın sembolü – Çatalhöyük

Çatalhöyük’te Demokrasi

Neolitik Çağ dönemin belki de en demokratik kenti Çatalhöyük Neolitik Kenti’dir. Çatalhöyük Antik Kenti‘nin kentleşme evresi yaşamış bir yerleşim alanı olduğu bilinmektedir. Bu özelliği ile diğer neolitik yerleşim alanlarından farklılaşır. Nüfusunun 8000’i aştığı düşünülmektedir. Bu kalabalık nüfus Çatalhöyük kentinin hem yerleşim alanın genişlemesine hem de güçlü bir kültür geleneğinin oluşmasına yol açmıştır. Bunun yanı sıra yerleşim alanının küçük bir topluluk tarafından kurulduğu düşünülmektedir. Zaman içinde nüfus artışına bağlı olarak büyük bir topluluk haline geldiği ortaya çıkarılmıştır. Uzmanlar bunu ilk katmanlardaki evlerin üst katmanlara göre daha az olmasıyla kanıtlamaktadır. Üst katmanlara çıkıldıkça ev sayıları artmaktadır. Bu bulgu kentin zamanla büyüdüğünü ortaya çıkarır. Çatalhöyük kentinde evlerden farklı olarak saray, tapınak veya kamu binası gibi yapılar yoktur. Toplumsal yaşamda hiçbir sosyal sınıf ayrımı bulunmaz. Ayrıca, kadınlar ve erkekler eşit sosyal statüde yer alır.

Çatalhöyük Halkının Dini

Çatalhöyük Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan hiçbir tapınak bulunmamaktadır. Fakat, figürin adı verilen tarih öncesi çağlarda toprak kullanılarak yapılan küçük heykelciklerden ve duvar resimlerinden anlaşılacağı üzere zengin bir dine sahiplerdi. Buna benzer buluntuların yoğun olduğu ve diğerlerine göre daha büyük olan odaların halka açık dini alanlar olabileceği düşünülmektedir. Kutsal bir alan olduğu düşünülen bu odaların duvarlarında av ve bereket ile ilgili resimler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra meydana gelen doğa olaylarının betimlemeleri görülmektedir. Özellikle doğu höyüğünde kırktan fazla yapı bulunmuştur. Bu odalar uzmanların düşündüğü gibi dinsel amaçlı kullanıldıysa Anadolu’da bulunan en eski ibadethanelerdir.


Ana Tanrıça Heykelciği Neyi Simgeliyor?

Neolitik Çağ döneminin en eski yerleşim alanlarından olan Çatalhöyük Kenti’nde özellikle doğu höyüğünde çok sayıda Ana Tanrıça heykelciği ortaya çıkarılmıştır. Bu heykelciklerin boyları 5 ila 15 cm arasında değişmektedir ve pişmiş kilden, mermerden veya kireç taşından yapılmıştır. Figürin adı verilen bu heykelciklere itinayla form verilmiştir. Bu heykelciklerin bazıları bereketi temsil ederken bazıları da kötülüğü ve ölümü temsil eder. Bereketi temsil eden heykelcikler, güler yüzlü, şişman, büyük kalçalı ve iri göğüslüdür. Hatta, bu heykelciklerin bazılarına doğum yapar şekilde form verilerek bolluk vurgusu belirginleştirilmiştir. Bununla birlikte korkunç görünüme sahip olanlar bereketi ve yaşamı geri almayı temsil eder. Ana Tanrıça heykelciğinin elinde yırtıcı kuş bulunan figürü ise ölüler diyarıyla bağlantısını simgeler. Bu buluntuların Neolitik Çağ dönemine dayandırılmasından sonra Anadolu’da yer alan en eski Ana Tanrıça merkezlerinden birinin Çatalhöyük Neolitik Kenti olduğu düşünülmektedir.

Çatalhöyük’teki Harita Dünyanın İlk Haritası Mı?

Çatalhöyük Antik Kenti’ni ortaya çıkarmak üzere yapılan 1963 yılındaki ilk kazılarda dini merkez olarak düşünülen bir odanın kuzey ve doğu yönündeki duvarlarında bir harita ortaya çıkarılmıştır. Bu haritanın Çatalhöyük kent planı olduğu anlaşılmıştır. Bu haritanın günümüzden yaklaşık 8200 yıl öncesine ait olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu haritanın kesin tarihini ortaya çıkarmak için yapılan karbon testleri artı-eksi 97 senelik sapma ile MÖ 6200 yılını gösterdiği kanıtlanmıştır. Harita yaklaşık 3 metre uzunluğa ve 90 cm yüksekliğe sahiptir. Bu harita, dünyanın ilk bilinen haritası olup Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.


Çatalhöyük Antik Kenti’nin İlginç Gizemi

Neolitik Çağ döneminin gizemli yerleşim alanı Çatalhöyük 1961 yılından beri gizemini korumaktadır. Çatalhöyük Antik Kenti’nde hangi medeniyete ait olduğu bilinmeyen 8000 nüfuslu bir halk bulunuyordu. O dönemlere göre kalabalık bir nüfusu olan kentin halkı bugün olmadığı kadar eşit haklara sahipti ve demokrasi vardı. Kadın ve erkekler eşitti. Çatalhöyük ile ilgili en çok merak edilen konu Mısır’daki Giza Piramidi’nden 5000 sene önce tarımın başlangıcına tanıklık eden Çatalhöyük halkı avcılık-toplayıcılıktan üreticilik yapmaya geçmeleri. Dünyadaki pek çok arkeolog ve antropolog Çatalhöyük halkının hangi ara böylesine kültürel gelişmeler yaşadıklarını merak ediyor ve ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Çatalhöyük Pinleri
Çatalhöyük Pinleri

Çatalhöyük ile ilgili ortaya çıkarılan bir gerçek daha var: Çatalhöyük kentinde merkezi bir yönetim mekanizması olmamasına rağmen barış ortamı sağlanabilmişti. Çatalhöyük çok istikrarlı bir toplum olduğu ve savaş veya barış olmadan 4000 yıl yaşadıkları ortaya çıkarıldı. Bireyselcilik ön plana çıkarılmamıştı. Ayrıca, bir liderleri yoktu, ortak bir yaşamları vardı. Çatalhöyük toplumunda akrabalığa dayalı ilişkilerin yaygın olmadığı düşünülüyor. Biyolojik ailelerin birlikte yaşamadığı toplumdaki diğer insanlarla yaşadıkları ortaya çıkarıldı. Genetik olarak karışık ancak büyük bir aile oldukları konusunda çalışmalar yürütülüyor.


Çatalhöyük Halkı ve Hasan Dağı’nın Volkanik Patlamaları

Çatalhöyük Antik Kenti‘nin eski halkının duvarlara resimler ve rölyefler çizdiği biliniyor ancak bu resimlerde insanların sosyal olarak örgütlendikleri, birbirlerine  yerleşik hayata geçmek üzere propaganda yapmak için duvar resimleri yaptıkları görülüyor. Bunların Neolitik Çağ döneminde yapılan ilk afiş örnekleri olabileceği düşünülüyor. Bunun yanı sıra Çatalhöyük Kenti’nde bulunan bir duvar resmi volkanik aktiviteyi anlatmaya çalışıyor. Waikato ve Hacettepe üniversitelerinin  yaptıkları araştırma sonucunda çizimin 7000 yıl öncesine dayandığı belirlendi. Aynı zamanda bölgeye 130 kilometre uzaklıkta bulunan Hasan Dağı’ndan çeşitli örnekler alındı. Bu duvar resminin çizildiği dönemde Hasan Dağı’nın aktif bir volkan olduğu anlaşıldı. Bu sonuca göre Çatalhöyüklüler kentlerine 130 kilometre uzaklıkta oluşan volkanik bir patlamayı bildikleri için duvarlarına bu patlamanın resmini çizmişlerdi.

Çatalhöyük halkı ölen kişileri kendi evlerinin tabanına cenin pozisyonunda gömüyorlardı. Eğer, ölen bir bebekse sazdan yapılmış sepet içerisinde bebeğin ailesinin yaşadığı evin tabanına gömdükleri için kentte toplu bir mezarlık bulunmuyordu.

Çatalhöyük'de Duvarlara Çizili Yanardağ Resmi
Çatalhöyük’de Duvarlara Çizili Yanardağ Resmi

Çatalhöyük’te Prestijli Kadınların Takıları

Çatalhöyük Antik Kenti’nde kazılar hala devam ediyor. 2016 senesinde bulunan bir heykel bazı gerçekleri değiştirdi. Bu heykel bulunduğunda Çatalhöyüklülerin ticaret yaptığı kesinleşti. Bu heykelin bir çeşit tanrıça olabileceği düşünülmekteydi. Bu heykelciğe benzeyen pek çok farklı eserin bulunduğu biliniyor. Araştırmalar sonrasında bu figürlerin bir tanrıçayı veya inancı simgelemediği ortaya çıktı. Bu heykelciklerin toplumun nüfuzlu ve prestijli kadınlarını simgelediği düşünülüyor. Bazı arkeologlara göre anaerkil bir toplumun varlığına işaret ediyor. Bu heykelciklerin birçoğu kireç taşından yapıldıkları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, volkanik bir kayaç türü olan obsidyenden yapılmış bıçaklarla şekil verilerek volkan camının içerisinde sakladıkları kanıtlanmıştır. Obsidyenler ve volkan camları Kapadokya kökenli olması Çatalhöyüklülerin  Neolitik Çağ döneminde ticaret yaptıklarını hatta uzun yollarla mal taşıdıklarının bir kanıtı olarak gösteriliyor.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin