Rus Devrimi
Rus Devrimi

Rus Devrimi

Rus Devrimi, 1917 senesinde Rusya’da yaşanmıştır. Çarlık otokrasisi yıkılarak yerine Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla sonuçlanmış devrimin genel adına denir. Georgen takvimine dayanılarak 1917 yılında Şubat ayında yaşanmış olan ilk devrinde Çarlık yönetimine son verilmiş ve siyasi egemenlik geçici hükümet tarafından yönetilmeye başlanmıştır. Yine yılın ekim ayında ikinci devrim yapılmış bu devrime Ekim Devrimi denilmiş bu sefer Geçici hükümet ortadan kaldırılarak yerine  Bolşevik(komünist)hükümeti kurulmaya başlanmıştır. Rus Devrimine ayrıca Bolşevik Devrimi de denilmektedir. 6 Kasım 1917 yılında başlayan bu devrim, Rusya’daki  yaşamı kökten değiştirmiştir.

Rus Devrimine ayrıca Bolşevik Devrimi de denilmektedir
Rus Devrimine ayrıca Bolşevik Devrimi de denilmektedir

Ayrıca dünyanın pek çok ülkesini de derinden etkilemiştir.  Devrim, Rus Ortodoks takvimine dayanılarak 24-25 Ekim 1917 yılında gerçekleştiği için Ekim Devrimi olarak tarihe geçmiştir. Rus devrimi Fransız İhtilalinden bu yana, Avrupa’ya yayılan fikirler ve marksizm düşüncesi devrime etki eden faktörler arasındadır. Ancak, Rus Devrimi’nin temel nedeni; Çarlık yönetimin gelişmeyen durağanlık gösteren kırsal ekonomi, otokratik tutumu ve işsizlik sıkıntısı çeken kırsal kesimin mevcut yönetime olan tepkisi sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, 1890 yılında başlayan işçi hareketleri de, Rus Devrimi’nin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Rus Devrimi özellikle  20.yüzyıla damga vurarak, yüzyılın en önemli olaylarından biri olarak dünya tarihine geçmiştir. Bu devrimi daha yakından incelemek için Rusya’nın 19.yüzyıldaki sosyal ve ekonomik durumuna bakmamız gerekir.


Rus Devrimi Öncesi Köylülerin Durumu

Rusya’da, bu zamanda feodal bir yapılanma yaşanıyordu. Toprakların büyük bir kısmı büyük toprak sahiplerine aitti. En önemli, geçim kaynakları tarım olan ülkede köylülerin büyük bir kısmı açlık sınırında ve topraksızdı.

En önemli, geçim kaynakları tarım olan ülkede köylülerin büyük bir kısmı açlık sınırında ve topraksızdı.
En önemli, geçim kaynakları tarım olan ülkede köylülerin büyük bir kısmı açlık sınırında ve topraksızdı.

Rus Devrimi Öncesi İşçilerin Durumu

Rusya’da neredeyse, tüm işçilerin çalışma olanakları kötü durumdaydı. Ücretler oldukça az veriliyordu. Özellikle, kadın ve çocuk işçiler sağlıksız şartlarda ve az maaşla çalışıyordu. Bu kötü durum, Rusya’da işçi örgütlenmesine, sendikal girişimlerin artmasına, Marksizm gibi akımın güçlenmesine zemin hazırladı. Rus devrimi özellikle, işçi örgütlenmelerinde büyük katkısı olan Lenin, bazı muhalif duruşlara önderlik ettiği için Sibirya taraflarına sürülmüştür. Oradan hemen sonra, İsviçre’ye giderek Rusya’da yer alan işçi hareketleri üzerindeki katkısını sürdürmüştür.


Rus Devrimi Sırasında Yaşananlar

Devrime ulaşan son aşaması ise, 1905-1917 yılları esnasında Rusya’da yaşanmış olan olaylar oluşturmuştur. Rusya’daki problemler, 1905 yılında Petersburg’da Troçki önderliğinde bir ayaklanma çıkmasına zemin hazırladı. Çar II. Nikolay, ayaklanmayı bastırdı, fakat halkla bazı haklar vermek zorunda kaldı. Rus meclisi, Duma’yı açmayı en sonunda kabul etti. Duma, yasama meclisi demektir. Rus Çarlığı’nın 1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı’na katılması ile birlikte var olan, ekonomik ve toplumsal problemler büyüyerek arttı. Rus çarlığı ayrıca, Birinci Dünya Savaşı’ndan istediği başarıyı da elde edemedi. Rusya’daki yaşam şartları, giderek daha da kötüleşti.

Son Rus Çar'ı II. Nikolay
Son Rus Çar’ı II. Nikolay

Gıda sorunları artmaya başladı. Bu şartlar altında, gelinen en son noktada Rus askerleri halk arasında barış yapmaya  karar verdi. Fakat diğer ülkelerden ve müttefiklerden de yardım gelmedi. 8 Mart 1917 yılında, Petersburg’da büyük bir grev  başlamış oldu. Grev yapanları, dağıtmakla görevli ordu greve destek verince, çar yönetimi için yolun sonu  çoktan görünmüş oldu. Tüm bu gelişmeler sonucunda, Şubat 1917 devrimi başladı. Bu devrimin hemen sonunda, Çarlık rejimi yıkılmak zorunda kaldı. Duma meclisi, bu durumdan kötü etkilenerek geçici bir hükümet kurmaya başladı. Oldukça karmaşık bir dönemde, devletin başına aniden geçen hükümet olaylara acil müdahale edemiyordu. 1917 Şubat Devrimi, sürgünde bulunan devrimcileri yurtdışında Petrograd’a  getirdi. İçlerinden pek çoğu, Sosyal Demokrat İşçi Partisinin iki kanadından Menşevik ve Bolşeviklerden olan bu sürgünler, yeni devrim için iyi bir ortam buldular. Geçici hükümetin prestiji azaldı.

Dikkatinizi Çekebilir;  Büyük İskender 'in Fethettiği Yerler

 Bolşevikler Etkisi Arttı

İşçiler ve ordu arasında, Bolşeviklerin etkisi hızla artmaya başladı. Bu gelişmeler sonucunda, geçici hükümet ordu içerisinde yıkıcı faaliyet yürüttükleri gerekçesi ile Bolşeviklere karşı saldırı girişiminde bulundu. Rus devrimi burada bazı Bolşevikler tutuklandı. Ekim devriminin liderliğine aday olan Lenin ise, Finlandiya’ya kaçtı ve burada çalışmalarını yürütmeye devem etti. Eylül ayında, sağ partili olan General Kornilov’un darbe girişimi mağlubiyetle sonuç alınca Bolşevikler Moskova’da çoğunluğu sağlamışlardır. Gizlice Petrograd bölgesine gelerek, parti merkez komitesinin bir toplantısına katılmakta olan Lenin, bazı karşı itirazlara rağmen komiteyi ikna etmiştir.

Komite ikna edilince, iktidarın hemen ele geçirilmesi için hazırlıklara başlanma kararı almıştır. Bu karardan sonra, çoğunluğu fabrika işçilerinden oluşan Kızıl Muhafızlar, Petrograd bölgesindeki kilit noktaları tutarak Kışlık Sarayı’na kadar yürümüşlerdir. Burada, geçici hükümet herhangi bir direniş göstermemiştir. Ayrıca hükümet üyelerinden bir kısmı tutuklanmıştır. Başbakan Kerenski ise yurtdışına kaçmıştır. Bunun sonucunda, 1917 yılı Ekim ayında Bolşevikler Vladimir  Lenin (1870-1924) liderliğinde iktidarı ele geçirmiştir.

Vladimir Lenin, Marksizm üzerine dayandırılmış, politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de yaratıcısıdır.
Vladimir Lenin, Marksizm üzerine dayandırılmış, politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm’in de yaratıcısıdır.

 

Devrimden Sonra Yaşananlar

Lenin Marx ve Engels’in komünist ideolojisini benimsemiş bir isimdir. Devrimin hemen ardından ilk olarak, zengin Rus toprak sahiplerinin mallarına el konulmuştur. Sanayi girişimleri ve bankalar devletleştirilme aşamasına geçmiştir. Rus devrimi  öncelikle, iç meseleleri çözmeye odaklanan Lenin, Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilme kararı almıştır. İttifak devletler ile barışı sağlayacak olan Brest Litovsk anlaşmasını imzalamıştır. Başkenti Petrograd’dan Moskova’ya taşınmıştır. Geniş arazileri, ekim alanı olarak belirlemiş bu alanlar köylülere bırakılmıştır.

  Fabrikaların kontrolü ise işçilere devredilmiştir. Bankalar, devlet denetimine alınarak  kilise arazilerine el koymuştur. Beyaz Ruslar olarak  adlandırılmış olan, antikomünistler bu girişimlere karşı çıkmıştır. 1918 yılından sonra, Rusya’da iç savaş yaşanmaya başlanmıştır. Bu iç savaş üç yıl sürmüştür. Beyaz Ruslar, 1922 yılında Bolşevik Kızıl ordusu tarafından, büyük bir  yenilgiye uğratılmıştır. Yaklaşık 100.000 kişi öldürülürken, iki milyon insan, başka yerlere zorunlu göç etmek zorunda kalmıştır.

Rus Devrimi’nin temel amacı, otokratik sistemi tamamen yıkma, işçi ve köylüleri temsil eden iktidarı kurmak, Rusya’yı emperyalist savaştan, bir an önce kurtarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, burjuvaziye karşı emekçi sınıfının çıkarlarını korumayı amaçlamaktadırlar. Adil ve insani bir çalışan sistemi getirilerek, iş kanunu korunmuştur. Barış ortamı sağlanmıştır.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin