Napolyon Bonapart
Napolyon Bonapart

Napolyon Bonapart (1769 – 1821)

Napolyon Bonapart, hepimiz bu ismi sıkça duyarız, ama gelin bakalım bu adam yaşadığı zaman içinde ne başarılar kazanmış, ülkesi Fransa’ya ne kaybetmiş, ne kazandırmıştır. Fransız askeri lideri ve imparatoru, döneminde Avrupa’nın çoğunu fethedecekti. 1769 yılında Korsika Ada’sındaki Ajaccio’da dünyaya gelen Napolyon, avukat babasının sekiz çocuğundan ikincisiydi. Ailesi Korsika soylularının üyesi olmasına rağmen zengin değildi. Napolyon’un doğumundan 1 yıl önce, Fransa Korsika’yı İtalya’nın Cenova şehir devletinden satın almıştı. 1785 Yılında Fransız Askeri Akademisinden mezun oldu. Daha sonra bir Fransız topçu alayında Teğmenlik rütbesine yükseldi.

Fransız Devrimi (1789-1799) sırasında, ordunun içinde hızla yükseliyordu. 1795 Yılında Napolyon, Paris’teki devrimci hükümete karşı çıkan kralcı ayaklanmaları bastırılmasında büyük başarı sağlayarak devrimci hükümete yardım ederek Tümgeneralliğe yükseldi. Ordu içinde bir çok başarılarından sonra, Fransa’da yaşanan 1799 darbesinde, siyasi iktidarı ele geçirdikten sonra, imparator ilan edildi. Zeki, hırslı ve yetenekli bir kişilik olan Napolyon, Avrupa milletlerinin çeşitli koalisyonlarına karşı çıkarak savaş açtı. Bu savaşların sonunda, Avrupa’yı titreterek imparatorluğunun sınırlarını hızla genişletti.

Napolyon, 1812 yılında dev bir orduyla Rusların üzerine Moskova’ya sürüdü. Belki bu çok iyi bir zamanlama ve hamle değildi. Sonucu hüsranla biten bu savaşın ardından, Napolyon tahttan inmek zorunda kalarak Elba Ada’sına sürüldü. Daha sonra, Elba adasından kaçarak gizlice Paris’e döndü. Halkın desteğini arkasına alan Napolyon, 1815 yılında tekrar ikinci kez tahta çıktı. Ancak bu dönüşünden sonra, Waterloo Muharebesi’nde ezici bir yenilgiye uğradı. Bu yenilgiden sonra Paris’e döndüğünde Amerika’ya kaçmak istedi fakat başaramadı. İngilizlere teslim olduktan sonra, Saint Helena adasına sürgüne yollandı. Son zamanlarını bu küçük adada geçiren Napolyon Bonapart 1821 yılında 51 yaşında vefat etti.

Napolyon Bonapart (1768-1821)
Napolyon Bonapart (1768-1821)

Napolyon’un Yükselişi ve Fransız İhtilali

Faransa devrimci hükümeti, 1792’den bu yana Avrupa ülkeleriyle bir çok çatışmanın içindeydi. Bu tarihten önce Fransa İngiltere yapılan savaşlardan genellikle hüsran ile ayrılmaktaydı. Bu iki ülke sömürgecilik çıkarlarını lehine çevirmek için 1793’ten sonra tekrar çatışmalara başladı. Fransa bir yandan kendi iç meselleri ile uğraşırken bir yandan da savaş halinde olmanın zorluğunu yaşıyordu. Ama öyle bir isim çıkacaktı kendi küçük ismi büyük, onun adı Napolyon Bonapart sadece kendi ülkesinin değil bütün Avrupa’nın gidişatını değiştirecekti. Napolyon Fransız Devrimi‘nde bir rol oynadı ve başarılar kazandı. Napolyon 1796’da ülkesinin en büyük rakiplerinden biri olan Avusturya’yı İtalya’da mağlup ederek, yapılan antlaşma sonrasında ülkesine kazanımlarda bulundu. Ertesi yıl, bazı Fransız gruplar İngiltere’yi işgal planları yapmaktaydı. Fakat Napolyon, mevcut Fransız donanmasının İngiliz Kraliyet Donanmasına kafa tutacak güçte olmadığı söyleyerek bu fikre karşı çıktı.

Napolyon’un daha dehaca bir planı vardı ve bunu başka bir yolla yapacaktı. Can düşmanları İngiltere için hayati önem taşıyan topraklara Mısır’a gözünü dikmişti. Mısır İngiltere için Hindistan yolu üzerinde ara bir istasyon konumundaydı. O sıralarda resmi olarak Osmanlı toprağı olan Mısır, Memluk birlikleri tarafından kontrol ediliyordu. Napolyon 1 Temmuz 1798’de ordusuyla beraber İskenderiye limanından Mısır’a yola çıktı. Osmanlı ve Memluk birlikleri uzun menzilli Fransız ateş gücüne fazla direnemdi. Mısır artık Fransızların eline geçmişti. Ardından Mısır’a gelecek tehditlerin önünü kesmek adına, Filistin’e doğru yürümeye başladı. Orduyla Yafa’a giren Napolyon, şehirdeki 10 kadar asker ve sivili öldürdü. Daha sonra, ordusuyla beraber Akka Kalesi’ne geldiğinde, Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı direnişi karşısında bozguna uğradı.

Ama aradan pek fazla zaman geçmeden, Horatio Nelson adında bir ingiliz amirali Napolyon’un gemilerini bularak Fransızlara büyük bir hezimet yaşattı. Napolyon İngiltere ile denizlerde mücadele edemeyeceğini anlamıştı. Donanması yok olan Napolyon’un Fransa ile bağı kesilmişti ve Fransada da yaşanan iç karışıklığın patlak vermesiyle ordusunu Mısır’a bırakıp Fransaya döndü.

Fransız İhtilali - Fransa'da karmaşa yılları
Fransız İhtilali – Fransa’da karmaşa yılları

İmparator Napolyon Bonapart

Ülkesine dönen Napolyon, mutlak iktidarı ele geçirmek ve hedeflerine yürümek için her yola başvurabilirdi. 1799 darbesiyle ülkede idareyi edlinde tutan, üçlü konseyin başta gelen üyesi oldu. Bu arada Fransa, savaşı bir kenara bırakıp kendi iç sorunlarına dönmüştü. 1802’de imzalanan Amiens Barışı ile bir süre ortalık yatışmış, Napolyon’un bir dizi reform ve yenilik gerçekleştirmiştir. Napolyon Bonapart bankacılık ve eğitim alanında bir dizi reform gerçekleştirdi ve bilim, sanat alanında eğilimler arttı. En önemlisi de, Fransız hukuk sistemini modernize eden, Fransız medeni hukuk temelini bugüne kadar oluşturmaya devam eden Napolyon yasasıydı.

1802 Yılında, yapılan bir anayasa değişikliği ile Napolyon ömür boyu konsül ilan edildi. İki yıl sonra, 1804’te, Paris’teki Notre Dame Katedrali’nde bir törenle kendisini Fransa imparatoru olarak taçlandırıldı.

Napolyon, 1796 yılında ise kendisinden altı yaş büyük ve iki genç çocuğu olan güzel bir dul kadınla (Josephine de Beauharnais) evlendi. On yıldan fazla bir süre sonra evli kalan çift, çocukları olmayınca evliliklerini bitirmek zorunda kaldılar, İmparatorluğa varis gerekiyordu. Napolyon bu amaçla, 1810’da Avusturya imparatorunun kızı Marie Louise (1791-1847) ile evlendi. Ertesi yıl ise, Napolyon François Joseph Charles Bonaparte’yi (II. Napolyon) dünyaya gelmiş oldu.

Dikkatinizi Çekebilir;  Leonardo Da Vinci'nin Hayatı ve Mona Lisa Tablosu

Napolyon Savaşları – Trafalgar Savaşı

Fransa artık, kaçınılmaz olarak Napolyon Savaşlarına hazırlanıyordu, bu savaşlar için kaynak lazımdı. Napolyon, Kuzey Amerika’daki Fransa toprakları olan Louisiana Bölgesini, yeni bağımsızlığı kazanmış, Amerika Birleşik Devletlerine 15 milyon dolar karşılığında sattı. Artık Napolyon savaşları dizisinde, seri çarpışmalar başlamıştı. Napolyon kara savaşlarında bütün Avrupa’da fırtına gibi esiyor ve korku salmaya devam ediyordu. Napolyon Bonapart‘ın İngiltere’yi ele geçirme hayalleri hala devam ediyordu. İngiltere’yi denizden işgal etmeye planlamıştı. Fransız ve İspanyol deniz donanması, işgal operasyonu için Cadız limandında toplandı. Yelkenler onarıldı, toplar yağlandı, güverteler cilalanıp hazır hale getirildi. Bu hazırlıklar, İngilizlerin kulağına gitmiş, onlarda hazırlıklara başlamıştı. Napolyon’un Fransa’sı Avrupa’yı ayakları altına alıp, bir dünya İmparatorluğu kurma peşine düşmüştü.

Otuz üç gemiden oluşan, Fransız ve İspanyol donanması, denizden İngiltere’ye doğru hareket etti. İspanya’nın Trafalgar Burnu’nda Nelson yönetinindeki 29 gemilik İngiliz donanması büyük çarpışmaya hazırdı bile. Düşman beklememiş, Fransızların ayağına gelmişti, bu düşman çok cesurdu. Fransızlar sayıca üstündü ama, İngilizlerin başında 100 toplu amiral gemisi, Victory’nin güvertesinde askerlerine moral vererek savaş naraları atan ”Deniz Aslanı” Nelson vardı. Bütün askerler, Nelson’un denizleri İspanyollara dar ettiğini, Mısır’da Fransız donmasını nasıl perişan ettiğini biliyordu. Tarihler 21 Ekim 1805’i gösterdiğinde, tarihin en büyük deniz çarpışmalarının birinde, taraflar birbirilerine kan ve öfke kusmaya başladılar. İngiliz topları, Fransız ve İspanyol gemilerine top yağmuruna tutmaya başlamış, her yer kan gölüne dönmeye başlamıştı. Hilal şeklinde, dizilmiş İngiliz Donanması Fransız ve İspanyol donanma gemilerini yara yara ilerliyordu. O gün Atlantik Okyanusu’nun Trafalgar kıyıları kana bulanmıştı. Fransızlar için, büyük bir hezimet oldu ve o günden sonra, ikinci dünya savaşına kadar denizlerin mutlak hakimi İngiltere oldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise bu rolü Amerika üstlenecekti.

Trafalgar Savaşı - Dünya tarihinin en büyük deniz savaşlarından bir tanesi olarak görülmektedir.
Trafalgar Savaşı – Dünya tarihinin en büyük deniz savaşlarından bir tanesi olarak görülmektedir.

Napolyon Durmuyor

Denizden büyük darbe yiyen Napolyon’un, karşısında İngiltere’nin oluşturduğu büyük bir koalisyon vardı. İngiltere, Avusturya, Rusya, İsveç ve Napoli krallığını yanına alarak, Napolyon’un Fransasına karşı büyük bir güç oluşturmuştu. Napolyon’un ise, bu gücü kara savaşında yenmekten başka çaresi kalmamıştı. Yine aynı yıl içinde (1805) Napolyon, Austerlitz savaşında Avusturya ve Rusya ordularını darmadağın etti. Napolyon Bonapart, Fransız İmparatorluğunu Avrupa’nın rakipsiz gücü haline getirmişti. Napolyon durmadı, 1806’da Jena ve Auerstad savaşlarında, Prusyalıları, 1807’de ise Friedland savaşında Rusları ezdi geçti. Bu savaşlardan sonra, Napolyon denizden işgal edemediği İngiltere’yi Avrupa ile bağını keserek ticaret yollarını kapatıp, ekonomik yönden çökeltmeyi planladı.

Bu plan doğrultusunda, İngiltere’yi daha fazla köşe sıkıştırmak için, Portekiz ve ardından İspanya’yı işgal etti. Bu yıllar boyunca, Napolyon Fransız Aristokrasisini (Fransız Devrimini ortadan kaldırdı) yeniden kurdu. İmparatorluğu, Orta ve Batı Avrupasına yayılmaya devam ederken, aile bireylerine ve sadık arkadaşlarına asalet ünvanları dağıtıyordu. 1812 yılına gelindiğinde, Avrupa tamamen Napolyon tarafından kontrol ediliyor ve yönetiliyordu. Napolyon Bonapart Avrupa’yı kasıp kavuruyor, sadece en büyük hedefi olan İngiltere’yi ele geçirememişti.

Napolyon’un Çöküşü – Waterloo Savaşı

Napolyon, İngiltere’yi işgal etmek için, Rusları yanında görmek istiyordu, Fakat Çar I. Alexander, buna yanaşmıyordu, daha çok İngiltere yanlısı olan Ruslar Napolyon’un hedefi haline geldi. Napolyon bunun üzerine, hayatının en büyük hatasını yapacağı bir savaşa karar vermişti. Napolyon 30 bini İspanyol ve Portekizliden oluşan 600 bin kişilik devasa ordu ile 24 Haziran 1812’de yürümeye başladı. Kış bastırmadan, Rusların işini bitirmeyi kafasına koymuştu, fakat Ruslar farklı bir taktik uygulayarak, savaşmadan geri çekiliyorlardı. Ruslar çekildikçe, Napolyon Rusya’nın içlerine doğru yürüyordu. Fransızlar, Moskova’yı ele geçirmişti fakat kış mevsimi de iyice bastırmış ve şehirde yaşamak için hiç bir erzak bırakılmamıştı. Kış mevsimi ve şehirde hiç bir erzak olmaması Fransızları geri çekilmeye zorladı. Ruslar Napolyon’un ordusu önüne katıp, sürekli taciz ederek kovalamaya başladı. Napolyon Fransa’ya döndüğünde o devasa ordudan sadece, 50 bin kişi kalmıştı.

İngilizler, Fransa’nın düştü bu durumdan faydalanmak için, 1813 yılında, yanlarına Rusya, Beyaz Rusya, İsveç’i alarak Napolyon’un üzerine yürüdü. Napolyon bu savaşta yenilgiye uğradı ve tahttan çekildi ve sonra sürgüne gönderildi, İngilizler rahat bir nefes almıştı. Napolyon çok inatçıydı ve pes etmedi. 1815 yılında, sürgün edildiği Elbe Ada’sından kaçarak soluğu Fransa’da aldı ve darbe ile yönetimi ele geçirdi.

Waterloo Savaşı - Napolyon'un sonu
Waterloo Savaşı – Napolyon’un sonu

Avrupa’yı fethe devam edebilirdi. Napolyon’un tekrar geldiğini gören müttefikler, İngiltere’nin başını çektiği Rusya, Beyaz Rusya, Avusturya Fransa’ya savaş ilan ettiler. Bu birleşik ordu, 18 Haziran 1815’te Belçika’nın Waterloo kasabasında, Fransızlara tarihinin en ağır yenilgilerinden birini yaşattı. Napolyon Bonapart efsanesi yolun sonuna gelmiş, Avrupa rahata kavuşmuştu. Napolyon bir kez daha sürgüne gönderilmişti. Sürgün edildiği, Saint Helena adası hayatının son yolculuğu oldu.

Kaynakça;

  • Dünya Değiştiren İmparatorluklar – Ali Çimen ; S: 311,312,313,314,315,316,317,318,319
  • Kısa Dünya Tarihi – Merry E. Wıesner – Hanks ; S: 199,309,327,328
  • History.con
  • Britannica.com

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin